Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

ANESTEZİ YOĞUN BAKIM ÜNİTESİNDE ENFEKSİYÖZ HASTALIKLARIN PREVALANSI VE ANTİBİYOTİK KULLANIMININ DEĞERLENDİRİLMESİ

GÖKÇE KIZILKALE KAYIKCI, MURAT AKSUN, ATİLLA ŞENCAN, MENSURE ÇAKIRGÖZ, SENEM GİRGİN, ESİN ÇETİNGÖZ

Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi - 2025;51(2):311-318

 

Enfeksiyonlar, yoğun bakım ünitelerinde morbidite ve mortalitenin başlıca nedenlerindendir. Yoğun bakım hastalarında enfeksiyonların yaygınlığını ve direnç paternlerini ortaya çıkararak, biyobelirteçler ile hastalık şiddeti skorlarının prognozdaki önemini vurgulamayı amaçladığımız bu retrospektif çalışmada; Mart 2020–Mart 2021 tarihleri arasında XXXXX Hastanesi Anestezi YBÜ’nde şüpheli veya doğrulanmış enfeksiyon tanısı ile izlenen 195 hasta değerlendirildi. Demografik veriler, enfeksiyon odakları, mikrobiyolojik bulgular, biyobelirteçler (WBC, CRP, PCT) ve hastalık şiddeti skorları (APACHE II, SAPS II, SOFA) analiz edildi. Enfeksiyon prevalansı %60,6; mortalite oranı %49,7 olarak bulundu. Medyan yaş 67,0 yıl (IQR: 56,0-77,0) olup hastaların %61,0’ı erkekti. Yaş, cinsiyet ve vücut kitle indeksi mortalite ile ilişkili bulunmadı. Mortalite grubunda APACHE II (28,6 vs. 18,1), SAPS II (63,2 vs. 41,2) ve SOFA (10,8 vs. 6,4) skorları anlamlı olarak daha yüksekti (tüm skorlar için p <0,001). Kardiyovasküler hastalıklar (%69,2), diyabet (%21,0) ve kronik solunum yolu hastalıkları (%19,5) en yaygın komorbiditelerdi. En yaygın enfeksiyon odakları solunum sistemi (%36,0), intraabdominal (%18,0) ve kan dolaşım sistemi (%17,4) olarak belirlendi. Toplam 133 kültür pozitif örnek arasında en sık üreme, (n=47, %35,3) trakeal aspirat kültürlerinde saptandı. İzole edilen patojenler arasında en sık K. pneumoniae, A. baumannii ve E. coli görüldü. Kültür pozitif vakaların %56,0’sında antimikrobiyal direnç mevcut olup, mortaliteyle istatistiksel olarak ilişkilendirilmedi (p=0,118). Hastaların %87,7’sine ampirik antimikrobiyal tedavi başlandı. Antimikrobiyal tedavinin 72. saatinde PCT (1,4→0.9 ng/mL, p<0,001) ve WBC (15,3→12,4 ×10³/μL, p<0,001) düzeylerinde anlamlı düşüş izlenirken, CRP değişimi anlamlı değildi (p=0,181). Mortalite grubunda başlangıç CRP (111,0 vs. 78,5 mg/L, p=0,032) ve PCT (2,4 vs. 1,0 ng/mL p=0,034) düzeyleri daha yüksekken, WBC de anlamlı fark saptanmadı (p=0,787). Bulgularımız, enfeksiyonu olan kritik hastalarda hastalık şiddeti skorları ve biyobelirteç değişimlerinin prognostik değerini ortaya koymakta; konak yanıtı ile mikrobiyolojik verilerin birlikte değerlendirilmesi, hasta yönetimini kolaylaştırabilir.