ANESTEZİYOLOJİ VE REANİMASYON HEKİMLERİNİN PEDİYATRİK ASA FİZYOLOJİK SINIFLANDIRMASI FARKINDALIĞI

Gözde GÜRSOY ÇIRKINOĞLU, Halide Hande ŞAHINKAYA, Sermin ALTUNBAŞ, Çiğdem YILMAZ, Tuba KUVVET YOLDAŞ, Derya YURTLU, Bora BILAL, Zeki Tuncel TEKGÜL

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Tıp Dergisi - 2026;13(2):255-262

Izmir Şehir Hastanesi, Anesteziyoloji ve Reanimasyon Kliniği, Izmir

 

Amerikan Anestezistler Cemiyeti fiziksel durum sınıflandırma sistemi perioperatif risk değerlendirmesinde yaygın olarak kullanılmakla birlikte, subjektif yapısı nedeniyle özellikle pediatrik hastalarda değerlendirme farklılıklarına yol açabilmektedir. Bu çalışmada Türkiye'de görev yapan anesteziyoloji ve reanimasyon hekimlerinin Amerikan Anestezistler Cemiyeti fiziksel durum sınıflandırmasına ilişkin farkındalık ve uygulamalarının değerlendirilmesi ve mesleki deneyimin risk değerlendirmesi üzerindeki etkisinin incelenmesi amaçlandı. Bu kesitsel anket çalışması, ülke genelinde farklı kurumlarda çalışan anesteziyoloji ve reanimasyon hekimlerine çevrimiçi bir anket uygulanarak gerçekleştirildi. Anket formu demografik özellikler, mesleki deneyim, sınıflandırma sisteminin günlük kullanım alışkanlıkları ve pediatrik hastalara ait on beş klinik vaka senaryosundan oluştu. Katılımcılardan her vaka için birinci sınıftan beşinci sınıfa kadar fiziksel durum sınıflaması yapmaları istendi. Analizlerde sınıflamalar düşük risk (birinci ve ikinci sınıf) ve yüksek risk (üçüncü, dördüncü ve beşinci sınıf) olarak gruplandırıldı ve mesleki deneyim ile ilişkisi ki-kare testi kullanılarak değerlendirildi. Çalışmaya toplam 212 hekim katıldı ve katılımcıların yaş ortalaması 37.75 +/- 8.67 yıl bulundu. Katılımcıların büyük çoğunluğu sınıflandırma sistemini günlük klinik pratikte kullandığını ve klinik kararlarını etkilediğini bildirdi. Çoğu klinik senaryoda deneyim grupları arasında anlamlı fark bulunmadı. Bununla birlikte ciddi otizm spektrum bozukluğu, asemptomatik atriyal septal defekt ve daha önce Wolff-Parkinson-White sendromu nedeniyle ablasyon uygulanmış hastaları içeren senaryolarda on yıl ve daha az deneyime sahip hekimlerin daha yüksek risk sınıflaması yaptığı görüldü. Bu bulgular pediatrik hastalarda sınıflandırma sisteminin yorumlanmasında özellikle sınır klinik durumlarda mesleki deneyime bağlı farklılıklar olabileceğini göstermektedir.