Ersel Güleç
Arşiv Kaynak Tarama Dergisi - 2025;34(3):213-228
Pediatrik anestezi, çocukların farklı fizyolojik özellikleri nedeniyle sıvı ve elektrolit yönetiminin dikkatle değerlendirilmesini gerektirir. Doğum sonrası adaptasyonların bilinmesi, dehidrasyon veya aşırı hidrasyondan kaynaklanan komplikasyonların önlenmesinde kritik öneme sahiptir. Çocukların toplam vücut suyu yüzdesi daha yüksektir, bu da onları sıvı dengesizliklerine karşı daha savunmasız hale getirir. Hissedilmeyen kayıplar solunum hızına ve çevresel koşullara bağlıdır; aksi takdirde, kayıp derhal düzeltilmezse dehidrasyona neden olur. Yenidoğan böbrek fizyolojisi sıvıların filtrasyonunu ve elektrolitlerin yönetimini etkiler, bu nedenle yenidoğanlar için bireyselleştirilmiş sıvı tedavisi gerektirir. Hormonal kontrol, kapiller hidrodinamik, metabolik faktörler ve elektrolit dengesi pediatrik sıvı tedavisini daha da karmaşık hale getirir. Yüksek teknolojili monitörizasyon ve multimodal yöntemlerle desteklenen klinik değerlendirme ölçütleri, çocukların sıvı durumunun değerlendirilmesine yardımcı olacaktır. Son kılavuzlara göre pediatrik intravenöz sıvı tedavisi olarak yeterli elektrolit bileşimine sahip izotonik solüsyonlar kullanılmalıdır. Çoğu pediatrik hastanın başlangıç yönetiminde kristalloidler kolloidlere tercih edilir, ancak sıvı yönetimi her bir hasta faktörüne göre uyarlanmalı ve perioperatif dönem boyunca sürekli izlenmelidir.