BEKİR CAN KENDİRLİOĞLU, EVREN AYDOĞMUŞ, TUFAN HİCDÖNMEZ
Southern Clinics of Istanbul Eurasia - 2021;32(3):273-279
GİRİŞ ve AMAÇ: Literatür, anevrizmal subaraknoid kanamadan sonra önde gelen mortalite ve morbidite nedeni olan vazospazmın etiyolojisinde nöroinflamasyonun rolüne işaret etmektedir. Resolvin D1’in nöronlar üzerinde apoptoza karşı koruyucu bir etkiye sahip olduğu ve anevrizmal subaraknoid kanamadan sonra nöroinflamasyon ve vazospazm üzerinde anti-inflamatuar etkisi olduğu varsayılmaktadır. Bu çalışmada, anevrizmal subaraknoid kanamalı hastalarda serum resolvin D1 düzeylerini ve bunun vazospazm ve C-reaktif protein, nötrofil ve albümin gibi inflamatuar belirteçlerle olası ilişkisini araştırmayı amaçladık. YÖNTEM ve GEREÇLER: Spontan anevrizmal subaraknoid kanaması olan 15 hastanın verileri, 17 sağlıklı gönüllünün verileriyle karşılaştırıldı. Anevrizmal subaraknoid kanamalı hastalar iki gruba ayrıldı: anjiyografik vazospazm olan subaraknoid kanama grubu (8 hasta) ve anjiografik vazospazm olmayan subaraknoid kanama grubu (7 hasta). Subaraknoid kanamadan sonra 1, 4, 9 ve 14. günlerde seri serum resolvin D1 ölçümleri alındı. BULGULAR: Resolvin D1 seviyeleri, anjiyografik vazospazmı olan hastalarda subaraknoid kanamadan sonraki birinci günde istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksekti (p=0.021). Ayrıca anjiyografik vazospazmı olan grupta da ölçülen tüm resolvin D1 değerleri diğer gruplara göre daha yüksekti. Serum C-reaktif protein ve nötrofil düzeylerinin ölçümleri, kontrol grubuna kıyasla her iki grupta da subaraknoid kanamadan sonraki birinci günde istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek bulundu. TARTIŞMA ve SONUÇ: Resolvin D1 seviyeleri, nöroprotektif ve antiinflamatuar özelliklerinden dolayı inflamasyona sekonder yükselme eğilimindedir. Böylece subaraknoid kanama + vazospazm grubunda yüksek resolvin D1 seviyeleri, anevrizmal subaraknoid kanama sonrası anjiyografik vazospazmın etyopatogenezinde inflamatuar süreçlerin rol oynadığını göstermiştir. Sonuç olarak, resolvin D1, anevrizmal subaraknoid kanama sonrası anjiyografik vazospazmın tahmininde önemli bir biyobelirteç olabilir.