ANKARA, TÜRKİYE'DEKİ BİR ÜÇÜNCÜ BASAMAK HASTANEDE HIV-1 ENFEKSİYONUNUN ÖNGÖRÜLMESİNDE ROCHE ELECSYS HIV AG/AB TESTİNİN SİNYAL/KESİM ORANININ DEĞERLENDİRİLMESİ

Muhammed Furkan KURKCU, Gizem KORKUT, Ayfer BAKIR

Kafkas Tıp Bilimleri Dergisi - 2026;16(2):131-136

Department of Medical Microbiology, Health Sciences University, Etlik City Hospital, Ankara, Türkiye

 

Amaç: HIV taramasında gerçek ve yanlış reaktiviteyi doğru şekilde ayırt edebilmek, zamanında tanı koymak ve gereksiz ileri tetkiklerin önüne geçmek açısından büyük önem taşır. Bu çalışmanın amacı, dördüncü nesil HIV Ag/Ab testinde sinyal/kesim oranının (S/CO) gerçek HIV-1 enfeksiyonunu öngörmedeki tanısal performansını değerlendirmektir. Materyal ve Metot: Bu çalışmada, Ocak 2022 ile Aralık 2024 tarihleri arasında toplanan 715 reaktif serum örneği analiz edildi. HIV taraması, dördüncü nesil kemilüminesans mikropartikül immünoassay yöntemi ile gerçekleştirildi. Tekrarlayan reaktif bulunan örnekler, immünokromatografik prensiplere dayalı testlerle doğrulandı. Gerçek HIV enfeksiyonunu öngörmede en uygun S/CO eşik değeri, ROC analizi ile belirlendi. Bulgular: 715 reaktif örneğin 309'u (%43,2) doğrulanmış gerçek pozitif, 406'sı (%56,8) ise yanlış pozitif olarak değerlendirildi. Tüm yanlış pozitiflerin S/CO değeri <100 idi ve S/CO <2,30 olan örneklerde hiçbir gerçek pozitif saptanmadı. Gerçek pozitif örneklerde medyan S/CO değeri 738,0 (IQR: 239-1337), yanlış pozitiflerde ise 1,72 (IQR: 1,20-3,33) olarak bulundu (p<0,001). ROC (Receiver Operating Characteristic) analizine göre 29,7 S/CO eşik değeri en uygun eşik olarak belirlendi; bu noktada eğri altındaki alan (AUC) 0.997 olarak hesaplandı. Bu eşikte duyarlılık %97,1, özgüllük %99,1, pozitif prediktif değer %91,6 ve negatif prediktif değer %99,7 idi. Yanlış pozitiflik oranı, S/CO >=1,0 eşiğinde %56,8 iken, >=29,7 eşiğinde %1,3'e geriledi. Sonuç: Dördüncü nesil HIV Ag/Ab testlerinde S/CO oranı, HIV enfeksiyonunu öngörmede yüksek doğruluk sağlamaktadır. >=29,7 S/CO eşik değeri, tanısal duyarlılığı korurken yanlış pozitiflik oranını önemli ölçüde azaltarak, doğrulayıcı testler öncesinde klinik karar verme süreçlerinde faydalı bir araç sunmaktadır.