AHMET ACIDUMAN
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Dergisi - 2013;56(3):151-167
Menâfiün-Nâsın çocuk hastalıklarına ait 36. bâbı ile hekimlere deontolojik öğütlerin verildiği 60. bâbın değerlendirilmesi ve sunulması bu yazının amacını oluşturmaktadır. Çalışmada Menâfiün-Nâsın 06 Hk 470 nolu nüshası esas alınarak eser çağdaş Türkçe abeceye çevrilmiş, 06 Hk 269 nüshası ile karşılaştırılarak, çocuk hastalıkları ile ilgili olan 36. bâbı hazırlanmış ve incelenmiştir. Yine Nidâînin kitabın yazılış nedenini bildirdiği ve hekimlere deontolojik öğütler verdiği 60. bâbı da eserin 06 Hk 470 nüshasından hazırlanmıştır. Menâfiün-Nâsın çocuk hastalıkları ile ilgili bölümünde, Nidâînin hastalıkların yanı sıra bazı hastalık semptomlarını da hastalık olarak nitelendirildiği görülmekte, hastalığı ya da semptomu söyledikten sonra, hastalık hakkında başka bir bilgi vermeden, doğrudan bu hastalıkla ilgili tedavi önerilerini sunmaktadır. Tedavi önerisi olarak bazı durumlarda bir, bazı durumlarda ise birden fazla reçetenin sunulduğu, bu reçetelerde bitkisel ürünlerin çoğunlukta bulunduğu, ama bununla birlikte hayvansal ürünlerin de kullanıldığı görülmektedir. Bazı durumlarda majik ya da mistik/dinsel yaklaşımlarda da bulunulduğu saptanmıştır. Nidâî, hekimlere verdiği öğütlerin ilk bölümünde hekimde bulunması gereken özellikleri bildirmekte, ikinci kısmı olarak niteleyebileceğimiz beyitlerinde, yazdığı kitabı yani Menâfiün- Nâsı övmekte ve öğütlerin üçüncü bölümü diyebileceğimiz kısmında ise Tanrıya seslenerek, hem kendisi hem de kitabı adına yazdığı kişi için ona dua etmektedir. Nidâînin XVI. yüzyılda yazdığı Menâfiün-Nâsında yer alan çocuk hastalıkları ile ilgili bölümde, Türk tıbbında Orta Asyadan beri gelen maddî ve majik, sonra da maddî ve dinsel tıp uygulamalarının, aralarında ayrım bulunsa da, birlikte yürütüldüğüne dair örnekler bulunmaktadır. Bunlara benzer uygulamalara ait örneklerin XV. ve XVII./XVIII. yüzyıllara ait eserlerde de bulunması, bu sürecin süreklilik gösterdiğini söylemeye olanak vermektedir. Öte yandan hekimlere verilen öğütlerin, İslâm tıbbına ait klasik kitaplarda bulunduğu ve Nidainin de bu geleneği sürdürdüğü görülmektedir.