ANKİLOZAN SPONDİLİT TANILI HASTALARDA PARAVERTEBRAL KAS KESİT ALANLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ: LOMBER MANYETİK REZONANS GÖRÜNTÜLEME İLE KANTİTATİF ANALİZ

Selcen ÇİÇEK, Ferit DOĞAN, Mücahit EKICI, Hamza ERDOĞDU

Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi - 2026;23(3):375-381

Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi, Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı, Şanlıurfa, TÜRKİYE

 

Amaç: Sarkopeni; kas gücü, kas kütlesi ve fiziksel performansta ilerleyici kayıp ile karakterize, olumsuz klinik sonuçlarla ilişkili patolojik bir kas yetmezliği durumudur. Bu çalışmanın amacı, ankilozan spondilit (AS) tanılı hastalarda manyetik rezonans görüntüleme kullanılarak paravertebral kas morfolojisinin değerlendirilmesi ve iskelet kası kütlesine ilişkin olası değişikliklerin incelenmesidir. Elde edilen bulguların literatür ışığında değerlendirilmesi hedeflenmiştir.Materyal ve metod: Bu retrospektif çalışmaya, 2020-2025 yılları arasında kliniğimizde AS tanısı ile izlenen 59 hasta ile bel ağrısı nedeniyle lomber manyetik rezonans görüntüleme yapılmış ve AS tanısı bulunmayan kontrol grubu dahil edildi. Katılımcıların lomber manyetik rezonans görüntüleme görüntüleri retrospektif olarak incelendi. L3 vertebra düzeyinden bilateral psoas, quadratus lumborum, erector spinae ve multifidus kaslarının kesitsel alan ölçümleri ile lomber lordoz açısı hesaplandı.Bulgular: AS tanılı hasta grubu ile kontrol grubu arasında L3 vertebra düzeyinden ölçülen psoas, quadratus lumborum, erector spinae ve multifidus kas kesitsel alanları açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmadı (p>0,05).Sonuç: Bu çalışmada, ankilozan spondilit tanılı hastalarda manyetik rezonans görüntüleme ile değerlendirilen paravertebral kas kesit alanlarının kontrol grubuna kıyasla anlamlı farklılık göstermediği saptanmıştır. Çok değişkenli analizlerde, kas kesit alanlarını belirleyen temel faktörlerin cinsiyet ve yaş olduğu, ankilozan spondilit varlığının ise bağımsız bir belirleyici olmadığı görülmüştür. Bu bulgular, kas kütlesinin değerlendirilmesinde demografik faktörlerin dikkate alınmasının önemini ortaya koymakta olup, kas sağlığının daha kapsamlı değerlendirilmesi için prospektif ve fonksiyonel ölçümleri içeren ileri çalışmalara ihtiyaç olduğunu düşündürmektedir.