ANKSİYETE VE DEPRESYON BELİRTİLERİ, HAMİLE KADINLARIN SEZARYEN DOĞUM TERCİHİYLE İLİŞKİLİ Mİ?

Alihan TİĞLİ, Yakup BAYKUŞ, Rulin DENİZ, Nazlı ŞENER, Güzide Ece AKINCI, Erdem GÜRKAN

Acta Medica Nicomedia - 2026;9(1):1-8

Bandırma Onyedi Eylül University, Faculty of Medicine, Department of Obstetrics and Gynaecology, Bandırma, Balıkesir, Türkiye

 

Amaç: Bu çalışmanın amacı, anksiyete ve depresyon belirtilerinin gebelerin sezaryen doğum tercihi ile ilişkili olup olmadığını araştırmaktır. Yöntem: Bu kesitsel çalışmaya, sezaryen için tıbbi veya obstetrik endikasyonu olmayan toplam 404 hamile kadın dahil edilmiştir. Veriler, Tanımlayıcı Bilgi Formu ve Hastane Anksiyete ve Depresyon Ölçeği (HADS) içeren bir anket kullanılarak toplanmıştır. Veri analizi için tanımlayıcı istatistikler, Pearson ki-kare testi ve çok değişkenli lojistik regresyon analizi kullanılmıştır. Bulgular: Hamile kadınların %22,5'i herhangi bir tıbbi endikasyon olmaksızın sezaryen doğum talep etmiştir. Bu hastaların %68,1'i vajinal doğumdan korktukları için sezaryen doğum talep etmiştir. HADS kesme noktalarına göre, hamile kadınların %14,9'unda anksiyete ve %4,5'inde depresyon belirtileri görülmüştür. Potansiyel karıştırıcı faktörler için düzeltme yapıldıktan sonra, anksiyete belirtileri sezaryen doğum tercihi ile daha yüksek olasılık düzeyinde ilişkiliydi (düzeltilmiş odds oranı [AOR]: 2,47; %95 GA: 1,27-4,78). Benzer şekilde, depresyon belirtileri de sezaryen doğum tercihi ile daha yüksek olasılık düzeyinde ilişkiliydi (AOR: 3,25; %95 GA: 1,14-9,25). Sonuç: Bu kesitsel çalışmada, anksiyete ve depresyon belirtilerinin gebelerin sezaryen doğum tercihi ile anlamlı şekilde ilişkili olduğu bulunmuştur. Buna göre, hamile kadınlar ilk trimesterde psikiyatrik olarak değerlendirilmeli, anksiyete ve depresyon riski olan kadınlar için önleyici müdahaleler planlanmalı ve tüm hamile kadınlar sezaryen doğum talebini azaltmak için doğum yöntemleri konusunda detaylı bilgilendirilmelidir.