Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

ANNE SÜTÜ BANKACILIĞI HAKKINDA KISA BİR DEĞERLENDİRME

Havva TIG, Oya OGENLER

Türkiye Biyoetik Dergisi - 2026;13(1):2-5

Mersin Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Mersin

 

Anne sütü, yenidoğanın sağlıklı bir şekilde büyüme ve gelişimini sağlamasının yanı sıra anne ve bebek arasındaki psikososyal ilişkiye katkı sunan önemli bir biyolojik kaynaktır. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve Birleşmiş Milletler Çocuk Fonu (UNICEF), ilk altı ay yalnızca anne sütü verilmesini, iki yaş ve sonrasına kadar da alımın sürdürülmesini önermektedir. Ancak anne sütü verimini etkileyen farklı nedenlerden dolayı emzirme yerine bebeğe anne sütü sağlanması için sütannelik veya süt bankacılığı gibi alternatifler gündeme gelmektedir. Dünyada sütannelik ve süt bankacılığıyla ilgili birçok sosyokültürel inanış vardır. Sütanneliğin inanışlar yanı sıra kötü muamele, hijyen sorunları, bebekle sütanne arasındaki yoğun temasın biyolojik anne ile duygusal bağlanmayı geciktirebilmesi gibi dezavantajlarından dolayı süt bankacılığı bir çok ülkede daha olumlu kabul edilmektedir. Dünyada ilk süt bankası 1909 yılında Viyana'da kurulmuş sonrasında birçok ülkeye yayılmıştır. Ülkemizde ise sütannelikle ilgili "sütkardeşliği" gibi kavramların varlığı süt bankacılığına yönelik girişimlerin hayata geçirilmesini zorlaştırmaktadır. Bu çalışmada sütannelik ve süt bankacılığına ilişkin mevcut yaklaşımlar ve olası sorunlardan bahsedilmektedir. Süt bankacılığı yenidoğan sağlığının desteklenmesi için güvenilir bir alternatif olmasına rağmen, bu uygulamanın hayata geçirilmesi için toplumsal farkındalığın artırılması sosyokültürel hassasiyetlere yönelik araştırmaların yoğunlaşması gerekmektedir.