Evren Doruk ENGİN, Ayşe Başak ENGİN, Atilla ENGİN
Gazi Medical Journal - 2026;37(4):583-595
Antibiyotikler, tıbbi uygulamalarda en çok reçete edilen ilaç gruplarından biridir. Ancak antibiyotik direnci, halen küresel bir insan sağlığı sorunudur. Ekosistemler ve klinik uygulamalar, antibiyotik direncinin ortaya çıkmasında, evriminde ve yayılmasında eşit derecede önemli rol oynar. Yüksek dozlarda ve uygunsuz antibiyotik kullanımı, ekosisteme büyük miktarda antibiyotik salınımına ve çok miktarda dirençli bakterinin seçilimine ve antibiyotik direnç genlerinin (ARG) yayılmasına yol açar. Antibiyotik dirençli suşların hızla seçilimi ve artan sayıda antibiyotik dirençli bakteri (ARB), enfeksiyona bağlı hasta ölüm oranlarının artmasına neden olur. Çevresel direnç genlerinin konakçıları büyük ölçüde çevresel mikrobiyom ile sınırlıdır. ARG'lerin yatay transferine yönelik filogenetik engeller nedeniyle, gen transferi türler arasında değil, türler içinde daha sık gerçekleşir. Yatay gen transferi (HGT), ARG'lerini aynı hücrede bir araya toplayarak tedavi edilemeyen "süper mikropların" evrimini yönlendirir. Ekzojen ARB'lerin kolonizasyon kapasitesini azaltmak, insanlarda kolonizasyona karşı direnci artırmak, ARG'nin yatay bulaşmasını azaltmak ve ARB antibiyotik direncini tersine çevirmek, ARB ve ARG'nin insanlara bulaşmasının önlenmesinde ve antibiyotik direnciyle mücadelede en önemli stratejilerdir.