NERMİN SAVAŞAN, NEDİM ÇAKIR, LEYLA AKARTAŞ
Mediterranean Journal of Infection Microbes and Antimicrobials - 2019;8(1):1-9
Giriş: Antibiyotiklere çoklu direnç, epidemiyolojik ve klinik açıdan yakından izlenmesi gereken bir sorundur. Bu amaç için de kabul edilebilir tanımlar gereklidir. Bu konuda yaygın olarak kabul edilen yöntem “Çoklu İlaç Dirençleri” ve daha az kullanılan-ancak daha eski olan “çoklu antibiyotik direnç (ÇAD) indeksleri” tanımlarıdır. Bu çalışmada, aynı Enterobacteriaceae üyesi kökenlerin iki yöntemle saptanan çoklu direnç sonuçlarını karşılaştırarak dirençleri tanımlama güçlerini analiz etmek, böylece bu tanımları geliştirmeye gerek olup olmadığını araştırmak amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Hastanemiz Klinik Mikrobiyoloji Laboratuvarı’ndan izole edilen 665 Escherichia coli ve 292 Klebsiella spp. kökeninin antimikrobiyal direnç testi sonuçları geriye dönük olarak değerlendirildi. Mikroorganizmalar hastaların geliş kaynaklarına ve elde edildikleri klinik örneklere göre gruplara ayrılarak ve toplam sonuçlarına göre değerlendirildi. Direnç sonuçları antibiyotik kategorileri altında toplanarak en az üç kategoriye dirençli mikroorganizmalar çoklu ilaç dirençli (ÇİD), en çok iki antibiyotiğe duyarlı kökenler yaygın ilaç direnci, tüm kategorilere dirençli kökenler ise tam ilaç direnci olarak sınıflandırıldı. Çoklu antibiyotik direnci çalışmasında ise her bir mikroorganizmanın dirençli olduğu antibiyotik sayısını toplam antibiyotik duyarlılık test sayısına bölerek direnç oranları saptadı. Sonuçlar onarlı direnç oranları şeklinde gruplandırıldı. Sonr asında bu iki dir enç yöntemi birbiriyle kıyaslandı. Bulgular: Çalışmamızda Escherichia coli ve Klebsiella spp. kökenlerinin sırasıyla %45, 86 ve %40, 06 oranında ÇİD olduğu saptandı. Buna karşı bu kökenler ÇAD indeksi yöntemiyle değerlendirildiğinde direnç oranlarının onarlı sistem halinde ve azalan sırasıyla E. coli kökenlerinde yüzde %1, 65, %6, 46, %10, 97, %7, 36, %6, 61, %11, 12 ve Klebsiella spp. kökenlerinde %5, 13, %7, 87, %8, 56, %3, 79, %4, 10, %8, 21 oranında oldukları saptandı. Aynı sonuçların mikroorganizmaların gruplara ayrılmasından sonra da benzer şekilde devam ettikleri görüldü. Sonuç: Sunulan çalışmada antibiyotiklerin direnç oranlarını araştırmada tıbbi araştırmalarda daha az kullanılan ÇAD indeksi yönteminin sıklıkla kullanılan ÇİD yönteminden daha ayrıntılı sonuçlar verdiği ve direnç sonuçlarını sayısal ifadelerle tanımladığı için daha nesnel değerlendirmelere olanak sağladığı sonucuna varıldı.