Taner ABİŞ
İstanbul Gelişim Üniversitesi Sağlık Bilimleri Dergisi - 2026;10(28):160-174
Amaç: Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde antidepresan kullanımı önemli bir problem haline gelmiştir. Bu araştırma, 2008 ve 2021 yılları arasında 21 OECD ülkesini kapsamakta ve toplam 294 gözlemden oluşan OECD (Ekonomik İş birliği ve Kalkınma Örgütü) ve Dünya Bankası panel verilerini kullanarak antidepresan kullanımının ekonomik, demografik ve sosyokültürel belirleyicilerini incelemektedir. Yöntem: Panel veri analiz yöntemlerinden biri olan Driscoll-Kraay tahmincisi, değişkenler arasındaki ilişkileri incelemek için kullanılmıştır. Bulgular: Araştırmanın bulguları, 20 yaş ve altındaki bağımlı nüfus ile kentsel nüfus oranındaki artışların antidepresan kullanımını azalttığını göstermektedir. Buna karşın, 65 yaş ve üstü bağımlı nüfus, hane halkı geliri, alkol tüketimi ve büyük şehirlerdeki nüfus artışının antidepresan kullanımını arttırdığını ortaya koymaktadır. Sonuç: Yaşlılarda görülen kronik hastalıkların, depresyon ve anksiyete gibi ruhsal bozuklukların gelişme riskini artırdığını göstermektedir. Ancak düşük depresyon oranlarının ve psikiyatrik ilaçlara sınırlı erişimin, 20 yaş ve altındakiler arasında antidepresan kullanımının azalması ile ilişkili olduğu düşünülmektedir. Ayrıca, yüksek gelir düzeyine sahip bireylerin sağlık hizmetlerine erişimlerinin ve ruh sağlığı farkındalıklarının daha yüksek olduğu vurgulanmıştır. Bu sonuçlar, antidepresan kullanımının demografik ve sosyoekonomik faktörlerle bağlantılı olduğunu ortaya koymaktadır. Yetkili kişilerin, ruh sağlığı politikalarını bu yapısal farklılıkları hesaba katacak şekilde uygulanabilir politikalar benimsemeleri gerekmektedir.