Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

ANTİSOSYAL KİŞİLİK BOZUKLUĞUNDA DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU BELİRTİLERİ İLE AFFEDİCİLİK DAVRANIŞ PATERNİNİN İLİŞKİSİ

İsmail KOÇ

Southern Clinics of Istanbul Eurasia - 2026;37(1):66-71

Department of Psychiatry, Kartal Dr Lütfi Kırdar City Hospital, Istanbul, Türkiye

 

Amaç: Bu çalışma, Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) belirti şiddeti ile Affetme davranışı arasındaki ilişkiyi, Antisosyal Kişilik Bozukluğu (ASKB) tanısı olan bireylerde - DEHB eş tanılı olanlar ve olmayanlar - ile sağlıklı kontrol grubu arasında karşılaştırmalı olarak incelemeyi amaçlamıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışma örneklemi, üç gruba ayrılmış toplam 190 erkek katılımcıdan oluşmaktadır: DEHB belirtileri gösteren ASKB bireyleri (n=52), DEHB belirtisi göstermeyen ASKB bireyleri (n=38) ve sağlıklı kontrol grubu (n=100). Tanılar, DSM-V-TR kriterlerine dayalı yapılandırılmış klinik görüşmelerle konulmuştur. Katılımcılar, Yetişkin DEHB Belirti Ölçeği ve Affetme Ölçeği'ni doldurmuştur. Her grup için ayrı ayrı korelasyon analizleri yapılarak DEHB belirti puanları ile affetme arasındaki ilişki incelenmiştir. Bulgular: Sosyodemografik değişkenler tüm gruplarda eşit şekilde dağılmıştır. DEHB belirtisi olmayan ASKB grubunda DEHB belirtileri ile affetme arasında anlamlı negatif bir korelasyon saptanmıştır (r=-0.418, p=0.008); bu durum, bu grupta artan DEHB belirtilerinin daha düşük affetme ile ilişkili olduğunu göstermektedir. Buna karşılık, DEHB belirtileri olan ASKB grubunda (r=0.104, p=0.043) ve sağlıklı kontrol grubunda (r=0.196, p=0.005) pozitif korelasyonlar bulunmuştur; bu gruplarda artan DEHB belirtilerinin daha yüksek affetme eğilimiyle ilişkili olabileceğini göstermektedir. Sonuç: Bulgular, DEHB belirtilerinin, antisosyal özelliklere sahip bireylerde bile duygusal tepki verme ve affetme davranışını etkileyebileceğini göstermektedir. Antisosyal bireylerde gözlenen affediciliğin, antisosyal patolojinin yokluğundan çok, DEHB'ye bağlı duygusal değişkenlikten kaynaklanabileceği düşünülmektedir. Bu sonuçlar, DEHB ve ASKB arasındaki tanısal karmaşıklığı vurgulamakta ve klinik uygulamada çok boyutlu değerlendirmenin önemini ortaya koymaktadır.