Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

ARDS HASTALARINDA RECRUİTMENT MANEVRALARININ ÖLÜ BOŞLUK ÜZERİNE ETKİSİ: PROSPEKTİF GÖZLEMSEL ÇALIŞMA

Ayla ESIN, Tuğhan UTKU, Oktay DEMIRKIRAN, Seval ÜRKMEZ

Phoenix Medical Journal - 2026;8(1):5-10

Department of Anesthesiology and Reanimation, Istanbul University-Cerrahpaşa, Cardiology Institute, Istanbul, Türkiye

 

Amaç: Akut Solunum Sıkıntısı Sendromu (ARDS), şiddetli hipoksemi ve heterojen akciğer tutulumuyla karakterizedir. Rekruitman manevraları (RM) ve pozitifi son ekspiryum basıncı (PEEP) titrasyonu, kollabe alveollerin yeniden açılmasını sağlamak ve oksijenasyonu artırmak amacıyla akciğer koruyucu ventilasyon stratejileri kapsamında yaygın olarak kullanılmaktadır. Ancak, bu stratejilerin ventilasyon-perfüzyon uyumsuzluğunun önemli bir göstergesi olan ölü boşluk üzerine etkisi yeterince araştırılmamıştır. Bu çalışmanın amacı, RM ve PEEP titrasyonunun ARDS'li hastalarda ölü boşluk üzerine etkisini değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Bu prospektif gözlemsel çalışmaya erken evre ARDS tanısı almış on iki hasta dahil edilmiştir. Başlangıç stabilizasyonunun ardından, tüm hastalara standart bir RM protokolü uygulanmış ve ardından azalan PEEP titrasyonu gerçekleştirilmiştir. RM ve bireyselleştirilmiş PEEP titrasyonu öncesi ve sonrasında ölü boşluk parametreleri, akciğer mekaniği, kan gazları ve hemodinamik değişkenler ölçülmüştür. Bulgular: RM sonrasında hem hava yolu ölü boşluğu hem de fizyolojik ölü boşlukta istatistiksel olarak anlamlı bir azalma gözlenmiştir. PaO? ve oksijen satürasyonu artarken, arteriyel pH'ta hafif bir düşüş saptanmıştır. Alveoler ölü boşluk, kompliyans, hava yolu basınçları, son-tidal CO? ve hemodinamik parametrelerde ise anlamlı bir değişiklik izlenmemiştir. Sonuç: Erken dönem ARDS'de, RM'ler ve PEEP ile uygulanan bireyselleştirilmiş ventilasyon stratejileri, belirgin bir hemodinamik bozulmaya yol açmadan fizyolojik ölü boşluğu azaltabilir ve oksijenasyonu iyileştirebilir. Bu bulgular, gaz değişimini optimize etmeye yardımcı olmak ve klinik sonuçları potansiyel olarak iyileştirmek amacıyla, kişiselleştirilmiş yaklaşımlara ölü boşluk monitörizasyonunun dahil edilebileceğini düşündürmektedir.