Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

ARGİNİNİN TIPSAL BİYOKİMYADAKİ ÖNEMİ

NEJLA BARIŞ, NEVBAHAR TURGAN, BİLTAN ERSÖZ

Journal of Turkish Clinical Biochemistry - 2004;2(2):83-90

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi, Biyokimya AD, İzmir

 

Son yıllarda bazik bir amino asid olan argininin tıpsal biyokimyadaki önemi konusunda yoğunlaşan çalışmalar dikkati çekmektedir. Argininin nitrik oksit (NO) sentezinde nitrojen donörü olması, bu amino aside olan ilgiyi arttırmıştır. Sağlıklı erişkinlerde essansiyel olmayan arginin, gereksinimin arttığı çocukluk ve gençlik çağında essansiyeldir. Ciddi hastalıklar, özellikle sepsisteki olumlu etkileri argininin ’koşullu essansiyel amino asid’ niteliğini kanıtlamaktadır. Vücutta arginin, sitrulin, glutamat ve proteinlerin yıkılımından sentezlenir; arginazla ornitin ve üreye katabolize olur. Arginin protein sentezi, glukoz oluşumu, NO, ornitin ve üre sentezi, kreatin, agmatin ve poliaminlerin sentezi gibi biyosentezlere katılmanın yanı sıra; tuftsin ve ADH yapısında yer alır. L-arginin suplementasyonunun başta kardiyovasküler sistem olmak üzere immun, ürogenital, endokrin, kas iskelet sistemleri üzerine olumlu etkisi vardır. Kardiyovasküler hastalıklarda, pulmoner hipertansiyonda, erkek infertilitesinin tedavisinde, yanıkların ve yara iyileşmesinin hızlandırılmasında, sepsiste arginin suplementasyonu umut verici bir tedavi stratejisi oluşturabilir.