Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

ARTROSENTEZ SONRASI HYALURONİK ASİT VE TROMBOSİT ZENGİN PLAZMA İLE HYALURONİK ASİT ENJEKSİYONLARININ KISA VADELİ SONUÇLARININ KARŞILAŞTIRILMASI

Esra Saliha YÖRÜK, Beliz SERDAROĞLU, Nükhet KÜTÜK, Burcu Baş AKKOR

EurAsian Journal of Oral and Maxillofacial Surgery - 2026;5(1):10-16

Department of Oral and Maxillofacial Surgery, Institute of Health Sciences, Bezmialem Vakıf University, Istanbul, Turkey

 

Amaç: Bu çalışmanın amacı, redüksiyonlu disk deplasmanı ve redüksiyonsuz disk deplasmanı hastalarında artrosentez sonrasında intraartiküler Plateletten Zengin Plazma ve Hyaluronik Asit (PRP+HA) enjeksiyonunun klinik etkinliğini değerlendirmektir. Yöntem: 2017-2024 yılları arasında Bezmialem Vakıf Üniversitesi'nde tek taraflı veya çift taraflı temporomandibular eklem artrosentezi uygulanmış, 17-60 yaş aralığındaki hastalar bu retrospektif çalışmaya dahil edilmiştir. Eklemler iki gruba ayrılmıştır: Grup I'de artrosentez sonrasında hyaluronik asit uygulanmış, Grup II'de ise artrosentezden sonra plateletten zengin plazma ve hyaluronik asit uygulanmıştır. Ağrı şiddeti (VAS), ağrısız maksimum ağız açıklığı (MMO-PF), ağrılı maksimum ağız açıklığı (MMO-P) ile lateral ve protruziv mandibular hareketler incelenmiştir. Preoperatif ölçümler ile postoperatif 1. ve 3. ay takip verileri değerlendirilmiştir. Tüm istatistiksel analizler, anlamlılık düzeyi alpha = 0,05 (çift yönlü) olacak şekilde gerçekleştirilmiştir. Bulgular: Çalışmaya 23 hastaya ait toplam 36 eklem dahil edilmiş ve her biri 18 eklem içerecek şekilde iki gruba ayrılmıştır. Her iki grupta da ağrı düzeylerinde iyileşme gözlenmiş olmakla birlikte, istatistiksel olarak anlamlı fark yalnızca Grup II'de saptanmıştır (p<0,05). MMO-PF, MMO-P ve lateral hareketlerde gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır. Sonuç: Bu çalışma, artrosentez sonrasında PRP+HA uygulanmasının temporomandibular eklem hastalıklarında ağrı kontrolü açısından etkili bir tedavi yöntemi olduğunu göstermektedir. Ancak, HA veya PRP uygulamaları ile karşılaştırıldığında, kombine tedavinin istatistiksel olarak anlamlı bir üstünlük sağlamadığı görülmüştür.