Deniz ÖZTÜRK KOÇAKGÖL, Mehmet Eren ÖZTÜRK
Hitit Medical Journal - 2026;8(2):369-376
Amaç : Bu çalışmanın amacı, tıbbi rapor için hastanemize başvuran asemptomatik erkeklerde lumbosakral transizyonel vertebra (LSTV) prevalansını posteroanterior akciğer grafisi ve direk üriner sistem grafileri kullanarak belirlemek ve sonuçları mevcut literatürle karşılaştırmaktır. Gereç ve Yöntem : Ocak 2022 ile Mart 2024 tarihleri arasında, tıbbi rapor için başvuran 1593 erkeğin posteroanterior akciğer grafisi ve direk üriner sistem grafileri retrospektif olarak incelenmiştir. Akciğer grafilerinde tüm kostalar, direkt üriner sistem grafilerinde ise tüm lomber vertebralar, 12. kaburga ve lumbosakral bileşke değerlendirilmiştir. Çalışmaya toplam 1490 vaka dahil edildi. Tanımlanan lumbosakral transizyonel vertebralar Castellvi sınıflandırmasına göre sınıflandırıldı ve prevalansları belirlendi. Bulgular : Çalışmaya dahil edilen 1490 vakanın yaş aralığı 18 -45 idi ve ortalama yaş 27,7 +/- 5 idi. Lumbosakral transizyonel vertebra prevalansı %23,1, lomberizasyon prevalansı %4,8 ve sakralizasyon prevalansı %18,3 olarak bulundu. 344 vakada (%23,1) lumbosakral transizyonel vertebra gözlendi; bunların 272'sinde (%18,3) sakralizasyon, 72'sinde (%4,8) lomberizasyon saptandı. Sakralizasyon vakaları arasında %21,7'si tip 1a, %26.5'i tip 1b, %14,7'si tip 2a, %5,9'u tip 2b, %11,8'i tip 3a, %18,8'i tip 3b ve %0,7'si tip 4 idi. Sonuç : Çalışmamızda, lumbosakral transizyonel vertebra nispeten yaygın bir varyant olduğu gözlendi. Genellikle klinik olarak asemptomatik ve normal bir anatomik varyant olarak kabul edilen Castellvi tip I vakaları hariç tutulduğunda, yapısal olarak patolojik LSTV'nin (Tip II -IV, n=141) prevalansı %9, 5 olarak bulunmuştur