ASİSTAN HEKİMLERİN RUH SAĞLIĞI DURUMU: BİR ÜNİVERSİTE HASTANESİNDE DEPRESYON VE ANKSİYETE ÜZERİNE KESİTSEL BİR ÇALIŞMA

Mikail DEMİR, Anıl MUŞTUCU, Rümeysa Ayşe GÜLLÜLÜ, Cengiz AKKAYA

Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi - 2026;52(1):1-8

Bursa Orhangazi State Hospital, Bursa, Türkiye

 

Bu çalışma, bir üniversite hastanesinde görev yapan asistan hekimlerin depresif belirti ve anksiyete belirti şiddetini değerlendirmeyi ve bu durumları etkileyen faktörleri saptamayı amaçlamaktadır. Depresyon ve anksiyete semptomlarının çalışma koşulları, iş yeri ilişkileri ve sosyal işlevsellik ile ilişkili olması beklenmiştir. Kesitsel tipteki bu araştırmaya, bir üniversite hastanesinde gönüllülük esasına göre katılan 283 asistan hekim dahil edilmiştir. Veriler; Beck Depresyon Envanteri (BDE), Beck Anksiyete Envanteri (BAE) ve araştırmacılar tarafından hazırlanan yapılandırılmış sosyodemografik veri formu aracılığıyla toplanmıştır. Anlamlı derecede yüksek BDE ve BAE puanları; kadın cinsiyet (p<0,001) ve aktif psikiyatrik ilaç kullanımı (sırasıyla p=0,029 ve p=0,027) ile ilişkili bulunmuştur. Belirlenen temel stresörler arasında günlük 30'dan fazla hasta muayenesi, nöbet sayısının aşırı bulunması ve sosyal aktivitelere katılım yetersizliği yer almaktadır. Ayrıca tehdide maruz kalma, akran desteği eksikliği, üstlerle zayıf ilişkiler ve takdir görmeme gibi olumsuz iş yeri deneyimleri, artan psikolojik sıkıntı ile güçlü korelasyon göstermiştir. İş memnuniyetsizliği, branş değişikliği isteği, yetersiz fiziksel koşullar ve mesleki geleceğe dair karamsarlık diğer katkıda bulunan faktörler olarak saptanmıştır. Uzmanlık eğitimi sırasında intihar düşüncesi varlığı yüksek BDI puanlarıyla ilişkili bulunurken (p<0,001); düşük mesleki tecrübe ve kıdem, BAI puanlarıyla anlamlı bir negatif korelasyon sergilemiştir (sırasıyla r= -0,177, p=0,003 ve r= -0,146, p=0,014). Uyarlanmış regresyon modellerinde, kadın cinsiyeti, daha az mesleki deneyim yılı, mevcut psikiyatrik ilaç kullanımı ve sosyal aktivitelere sınırlı katılım, hem BDI hem de BAI puanlarıyla bağımsız olarak ilişkili kalmıştır. Bu sonuçlar asistan hekimler arasındaki depresyon ve anksiyete düzeylerinin değiştirilebilir mesleki ve çevresel faktörlerle yakından ilişkili olduğunu düşündürmektedir. Bu koşulları iyileştirmeye yönelik hedefe yönelik müdahaleler, eğitim sürecindeki hekimlerin ruh sağlığını desteklemek adına elzemdir.