ASPHODELİNE TÜRLERİNİN ENZİM İNHİBİSYONUNDAKİ ÖNEMİ: ANTİ-ELASTAZ, ANTİ-HYALÜRONİDAZ VE ANTİ-KOLLAJENAZ POTANSİYELİ

MERT İLHAN, GÖKHAN ZENGİN, ESRA KÜPELİ AKKOL, ABDURRAHMAN AKTÜMSEK, İPEK SÜNTAR

Turkish Journal of Pharmaceutical Sciences - 2016;13(3):323-327

Gazi University, Faculty of Pharmacy, Department of Pharmacognosy, Ankara, TURKEY

 

Asphodeline türleri Türkiye’de İç Anadolu Bölgesi’nde geniş bir yayılış göstermektedir ve halk arasında deri hastalıkları, kulak ağrıları ve hemoroit gibi rahatsızlıklara karşı kullanılmaktadır. Bu çalışmanın amacı, Asphodeline brevicaulis subsp. brevicaulis var. brevicaulis, A. baytopae ve A. cilicica bitkilerinin gövde, tohum, yaprak ve köklerinden hazırlanan ekstrelerin hyalüronidaz, kollajenaz ve elastaz enzimleri üzerindeki in vitro inhibitor etkinliklerini araştırmaktır. Bu ekstrelerin inhibitor etkileri spektrofotometrik yöntemlerle değerlendirilmiştir. A. cilicica köklerinden hazırlanan metanol ekstresinin en yüksek hyalüronidaz, kollajenaz ve elastaz inhibitor aktivitelere sahip olduğu belirlenmiştir. Diğer yandan, A. cilicica köklerinden hazırlanan aseton ekstresinin, A. brevicaulis subsp. brevicaulis var. brevicaulis yapraklarından hazırlanan aseton ekstresinin, A. baytopae köklerinden ve tohumlarından hazırlanan aseton ve metanol ekstrelerinin, A. cilicica gövdesinden hazırlanan sulu ekstrenin, A. cilicica yapraklarından hazırlanan aseton ve metanol ekstrelerinin, A. cilicica köklerinden hazırlanan sulu ekstrenin önemli ölçüde kollajenaz, elastaz ve hyalüronidaz etki gösterdiği belirlenmiştir. Sonuç olarak bu çalışmada Asphodeline türlerinden hazırlanan ekstrelerin kollajenaz, elastaz ve hyalüronidaz enzimlerini önemli ölçüde inhibe ettiği ortaya koyulmuştur. Bu nedenle bu sonuçlar bitkinin yara, kanser, kardiyovasküler rahatsızlıklar, enflamasyon, kemik yıkımı ve fibrozis gibi hastalıkların tedavisinde kullanılabileceğini destekler niteliktedir.