Betül ÖZDEL ÖZTÜRK, Zeynep ÇELEBİ SÖZENER, Sevim BAVBEK
Tuberculosis and Thorax - 2026;74(2):106-120
Astım, dünyada 300 milyondan fazla kişiyi etkileyen, çok yönlü kronik enflamatuvar bir hastalıktır. Son gelişmeler, astımı başlıca Tip 2 (T2)-yüksek ve T2-düşük kategorilerine ayırmıştır. Özellikle T2 enflamasyonuna özgü biyobelirteçler, enflamasyonun doğasını belirlemede önem taşımaktadır. Fraksiyone ekshale nitrik oksit (FeNO), T2 tip eozinofilik hava yolu enflamasyonunu yansıtan güvenilir ve non-invaziv bir biyobelirteç olarak tanımlanmıştır. Nitrik oksit (NO) sentezi üç farklı nitrik oksit sentaz (NOS) izoformu ile gerçekleşmekte olup, özellikle IL-4 ve IL-13 gibi sitokinlerin etkisiyle enflamatuvar durumlarda indüklenebilir NOS (iNOS) baskın olarak eksprese edilmektedir. Yüksek FeNO düzeyleri hastalık aktivitesi ile ilişkili bulunmuş ve kortikosteroid ile biyolojik tedavilerde klinik kararları yönlendirmede kullanılmıştır. Fraksiyone ekshale nitrik oksit ölçümleri, astım tanısında, tedavi yanıtı ve tedaviye uyumun değerlendirilmesinde etkin bulunmuştur. Ayrıca FeNO, alevlenme riskini öngörmede pratik bir prognostik araç olarak da öne çıkmaktadır. Son çalışmalar, FeNO ölçümlerinin kişiselleştirilmiş tedavi yaklaşımlarının ve enflamasyon profiline dayalı biyolojik tedavi stratejilerinin geliştirilmesine katkı sağlayabileceğini göstermektedir. Bununla birlikte, genetik faktörler, çevresel koşullar ve eşlik eden hastalıklar FeNO düzeylerini etkileyebileceğinden, sonuçların dikkatli yorumlanması gerekmektedir. Tüm bu veriler ışığında FeNO ölçümünün klinik uygulamaya entegre edilmesi, kapsamlı astım yönetimini destekleyerek hasta sonuçlarını iyileştirebilir.