Musaad ALRUWAILI, Rakan Fahad ALAMER, Raneem AHMED, Hajar ALANZI, Rahaf ALSABHAN, Faisal ALHAMZANI, Hanadi ALRASHIDI, Ryam ALANZI, Emtenan ALSHAMMARI, Nada ALSHAMMARI, Mnsorha ALRASHIDI, Hmoud AL-HUMIAN, Noura ALSAEED, Rimas Fawaz ALJOHANI, Ruba AHMED
ENT Updates - 2025;15(4):20-34
Astım, dünya çapında milyonlarca insanı etkileyen, önemli morbidite ve ekonomik yüke neden olan kronik bir solunum yolu hastalığıdır. Tedavideki ilerlemelere rağmen, birçok hasta, özellikle kortikosteroid direnci veya nötrofilik inflamasyonu olanlar, kontrol altına alınamayan semptomlar ve alevlenmeler yaşamaktadır. Bir oral fosfodiesteraz-4 inhibitörü olan roflumilast, standart tedavi ile tam olarak kontrol edilemeyen inflamatuar yolları hedefleyerek ek faydalar sunabilir. Bu sistematik inceleme ve meta-analiz, astımlı hastalarda roflumilastın etkinliğini ve güvenliğini değerlendirmeyi amaçlamıştır. Ocak 2015 ile Ağustos 2025 tarihleri arasında PubMed, Scopus ve Web of Science veri tabanları kullanılarak kapsamlı bir literatür taraması yapılmıştır. Astımlı hastalarda roflumilastı değerlendiren randomize kontrollü çalışmalar ve havuzlanmış analizler dahil edilmiştir. Birincil sonuç, müdahale ve kontrol grupları arasındaki birinci saniyedeki zorlu ekspiratuar hacimdeki ortalama farktı. İkincil sonuçlar alevlenme riskini, semptom kontrolünü ve advers olayları içermekteydi. Altı çalışma, 2845 katılımcı ile dahil edilme kriterlerini karşıladı. Roflumilast, birinci saniyedeki zorlu ekspiratuar hacimde istatistiksel olarak anlamlı olmayan mütevazı bir iyileşme gösterdi (Ortalama fark: +0,04 L; %95 güven aralığı: -0,01 ila +0,09; heterojenlik = %41). Alevlenme riski azalması çalışmalar arasında tutarsızdı (Risk oranı: 0,96; %95 güven aralığı: 0,83-1,12; heterojenlik = %35). Advers olaylar, özellikle gastrointestinal sorunlar ve kilo kaybı, roflumilast ile daha sıktı ve daha yüksek ilacı bırakma oranlarına yol açtı. Alt grup analizi, kalıcı hava yolu inflamasyonu veya kortikosteroid direnci olan hastalarda potansiyel faydalar olduğunu, obez hastalarda ise zarar gözlendiğini göstermiştir. Denemelerin sınırlı sayısı ve çalışmalar arasındaki heterojenlik, bulgularımızın kesinliğini kısıtlamıştır.