Emin KANSU
Turkish Journal of Hematology - 2026;43(1):72-74
6 Ağustos 1945'te Amerika Birleşik Devletleri, Hiroşima'ya ilk atom bombasını ("Little Boy"), 9 Ağustos 1945'te ise Nagazaki'ye ikinci atom bombasını ("Fat Man") attı. İki Kanadalı bilim insanı, Ernest A. McCulloch ve James E. Till, iyonizan radyasyonun etkilerine ilişkin gözlemlerine dayanarak 1960'lı yıllarda dalak koloni yöntemini geliştirdiler. Fare dalaklarında ortaya çıkan nodülleri "colony-forming units" (CFU, koloni oluşturan birimler) olarak adlandırdılar. Till ve McCulloch tarafından tanımlanan dalak koloni yöntemi, hematolojide bir devrim olarak kabul edilmektedir. Kromozomla işaretlenmiş kök hücrelerle gerçekleştirilen kemik iliği nakli çalışmalarında, timus ve lenf düğümlerindeki hücrelerde de dalak kolonilerinde görülenlerle aynı kromozomal belirteçlerin saptanması, hematopoietik ve immün sistem hücrelerinin ortak bir kök hücreden köken aldığını göstermiştir. McCulloch ve Till'in iş birliği, kan hücresi üretiminin biyolojisine ilişkin tamamen yeni bir anlayışın gelişmesine yol açmıştır. Son yıllarda kan hücresi hastalıklarına ilişkin anlayışımızda, moleküler ve hücre biyolojisine ait temel bilgiler, daha gelişmiş tanı ve tedavi yöntemlerine dönüştürülmüştür. Till ve McCulloch'un öncü çalışmaları, kök hücre biyolojisi, genomik, immünoterapi, hücresel tedaviler ve hematolojik hastalıklara yönelik tedavilerin bireyselleştirilmesini amaçlayan hassas tıp (precision medicine) yaklaşımlarında tamamen yeni bir paradigma oluşturmuştur.