ATRİOVENTRİKÜLER SEPTAL DEFEKT ONARIMINDA MODİFİYE TEK YAMA VE ÇİFT YAMA TEKNİKLERİNİN KARŞILAŞTIRMALI ETKİNLİĞİ

Sercan TAK, Murat KOÇ, Ömer Faruk ÇİÇEK, Ali KUTSAL

Genel Tıp Dergisi - 2026;36(2026):1-6

Department of Cardiovascular Surgery, Faculty of Medicine, Gazi University, Ankara, Türkiye

 

Amaç: Bu çalışma, komplet atriyoventriküler septal defekt (AVSD) onarımında modifiye tek yama ve çift yama tekniklerinin erken ve orta dönem sonuçlarını karşılaştırmayı amaçlamaktadır. Hipotezimiz, modifiye tek yama tekniğinin cerrahi karmaşıklığı azaltırken benzer veya daha üstün etkinlik sağlayacağı yönündedir. Gereç ve Yöntemler: Ocak 2006 - Aralık 2019 tarihleri arasında AVSD onarımı uygulanan 66 hasta retrospektif olarak incelendi. Hastalar cerrahi tekniğe göre Modifiye Tek Yama (Grup 1, n=45) ve Çift Yama (Grup 2, n=21) olmak üzere iki gruba ayrıldı. Demografik veriler, intraoperatif parametreler (aortik kros klemp ve kardiyopulmoner baypas süreleri), erken dönem morbidite-mortalite ve orta dönem ekokardiyografik sonuçlar analiz edildi. Bulgular: Çift yama grubunda aortik kros klemp (71 dk vs. 48 dk, p < 0.001) ve kardiyopulmoner baypas süreleri (91 dk vs. 68 dk, p < 0.001) anlamlı derecede daha uzundu. Erken dönem mortalite açısından gruplar arasında anlamlı fark saptanmazken, çift yama grubunda pulmoner komplikasyonlar daha sık görüldü (%42,9 vs. %13,3; p = 0.01). Orta dönem takipte (medyan 8 yıl), çift yama grubunda rezidüel ventriküler septal defekt (%23,8 vs. %2,2; p = 0.011) ve ciddi sol atriyoventriküler kapak yetmezliği (%19,0 vs. %6,7; p = 0.025) oranları anlamlı derecede daha yüksekti. Sonuç: Bulgularımız, modifiye tek yama yönteminin anatomik olarak uygun vakalarda cerrahi süreleri kısalttığını, rezidüel defekt oranlarını azalttığını ve sol atriyoventriküler kapak fonksiyonlarını daha iyi koruduğunu göstermektedir. Bu teknik, uzun dönem olumsuz sonuçları azaltmak için tercih edilebilir bir cerrahi yaklaşım olarak öne çıkmaktadır.