Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

AYAK ANATOMİSİ İLE PLANTAR FASİİT ARASINDAKİ İLİŞKİ: RADYOLOJİK BİR ÇALIŞMA

EBUBEKİR ERAVŞAR, ÜNAL EYÜP ARSLAN, ALİ GÜLEÇ, BAHATTİN KEREM AYDIN

Genel Tıp Dergisi - 2025;35(4):768-774

 

Amaç: Plantar fasiit, topuk ağrısının yaygın nedenlerinden biridir ve hastaların günlük yaşam aktivitelerini önemli ölçüde kısıtlar. Hastalık genellikle klinik bulgularla tanı almaktadır. Plantar fasyadaki mekanik stresin ve mikroyaralanmaların etiyolojide rol oynadığı düşünülmektedir. Ayaktaki yapısal farklılıklar plantar fasya üzerindeki stresi artırarak plantar fasiit gelişimine sebep olabilir. Bu çalışmada, plantar fasiit tanısı konulmuş hastalarla sağlıklı bireylerin radyolojik ayak parametreleri karşılaştırılarak anatomik farklılıkların plantar fasiit gelişimine etkisini araştırmak amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntemler: Bu retrospektif çalışmada plantar fasiit tanısı alarak steroid enjeksiyonu ile tedavi edilen ve şikayetleri geçen 81 hastanın ayak grafileri incelendi. Kontrol grubunu 81 sağlıklı birey oluşturdu. Tüm grafiler yük vererek çekilmiş dorsoplantar ve lateral pozisyonlarda elde edildi. Ölçümler üç ortopedist tarafından ortak değerlendirildi. Hastaların ve sağlıklı bireylerin grafilerinde ölçülen kalkaneal inklinasyon açısı, lateral talokalkaneal açı, kite açısı ve halluks valgus açıları karşılaştırıldı. Bulgular: Her iki grup arasında yaş, cinsiyet ve beden kitle indeksi açısından anlamlı fark saptanmadı (p>0.05). Radyolojik değerlendirmede yalnızca kalkaneal inklinasyon açısı plantar fasiitli grupta anlamlı şekilde daha düşük bulundu (p<0.001). Lateral talokalkaneal açı, kite açısı ve halluks valgus açıları arasında iki grup arasında fark bulunamadı (p>0.05). Sonuç: Bulgular plantar fasiitli bireylerde kalkaneal inklinasyon açısının anlamlı şekilde daha düşük olduğunu ortaya koymuştur. Bu durum, ayak yapısındaki belirli anatomik varyasyonların plantar fasiit gelişimine zemin hazırlayabileceğini düşündürmektedir. Direkt grafiler tek başına tanı koydurucu olmasa da, riskli bireylerin belirlenmesinde yardımcı olabilir. İleride daha geniş ve farklı popülasyonlar üzerinde yapılacak olan çalışmalar bu konunun aydınlatılması adına oldukça önemli olacaktır.