Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

BAZİLER ARTER OKLÜZYONU NEDENİYLE TROMBEKTOMİ UYGULANAN HASTALARDA PROGNOZU BELİRLEYEN FAKTÖRLER

MUTTALİP ÖZBEK, CUMALİ ÇETİNER, HAMZA GÜLTEKİN, ESREF AKIL

Türk Beyin Damar Hastalıkları Dergisi - 2025;31(2):108-113

Mardin Kızıltepe Devlet Hastanesi, Nöroloji Kliniği, Mardin, Türkiye

 

GİRİŞ ve AMAÇ: Amaç: Bu çalışmada, baziler arter oklüzyonu (BAO) nedeniyle trombektomi uygulanan hastaların prognozunu etkileyebilecek faktörleri araştırmayı amaçladık. YÖNTEM ve GEREÇLER: 1 Ocak 2019 ile 1 Nisan 2024 tarihleri arasında Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi İnme Merkezi’ne başvuran hastaların verileri retrospektif olarak analiz edildi. Eski sekel, malignite öyküsü veya endovasküler tedaviden önce trombolitik tedavi almış olmak gibi prognozu etkileyebilecek durumlara sahip hastalar çalışma dışı bırakıldı. Toplam 38 hasta dahil etme kriterlerini karşıladı. Hastaların kabul ve işlemden 24 saat sonra Ulusal Sağlık İnme Ölçeği (NIHSS) skoru, kabul Glasgow Koma Ölçeği (GCS) skoru, baziler arter oklüzyon segmentleri, Serebral Enfarkt Tromboliz (TICI) rekanalizasyon skoru, 3 aylık modifiye Rankin skoru (mRS) ve rekanalizasyon için gerçekleştirilen PASS girişimi sayısı değerlendirildi. Ayrıca, ameliyat öncesi lenfosit, hematokrit, nötrofil sayıları ve nötrofil-lenfosit oranları (NLR) hesaplandı. Bu faktörler ile prognoz ve mortalite arasındaki ilişkiler analiz edildi. BULGULAR: Toplam 38 hastanın retrospektif olarak değerlendirildiği çalışmamızda, 3. ay mRS skorunda fonksiyonel bağımsızlık (mRS 0-3) ile istatistiksel olarak anlamlı ilişkili faktörler; yatış NIHSS skoru, 24 saatlik NIHSS skoru ve rekanalizasyon için gerçekleştirilen PASS girişimi sayısıydı (sırasıyla P=.005, P<.001 ve P=.048). 4-6 arasındaki mRS skorları fonksiyonel olarak bağımlı kabul edildi. ROC ve çok değişkenli lojistik regresyon analizlerinin sonuçlarına göre, preoperatif NLR değeri mortalitenin bağımsız bir öngörücüsü gibi görünmektedir (AUC: 0,898, P=.029, %95 CI=1,064-3,434). Hem ROC hem de regresyon analizlerinde lenfosit düzeyleri mortalite ile ilişkili bulunmadı. TARTIŞMA ve SONUÇ: Çalışmamızdaki hasta sayısı sınırlı olsa da, sonuçlarımız BAO için yapılan birçok EVT çalışmasıyla tutarlıdır. Ayrıca, ameliyat öncesi NLR ile mortalite arasındaki ilişkinin belirlenmesinin değerli olduğuna inanıyoruz. Bu bağlamda, çalışmamızın iskemik inmenin patofizyolojisine ve EVT sonrası hasta prognozunun değerlendirilmesine yeni bir ışık tutabileceğini umuyoruz.