Gamze Hayran TURMUŞ, Funda AKPINAR, Ayça Koca YOZGAT, Ayşe KARAKÜTÜK, Ayşe Mete YEŞİL, Gülsüm Öztürk EMİRAL, Pelin ÇELİK, Namık Yaşar ÖZBEK
Güncel Pediatri - 2026;24(2):105-110
Giriş: Beta-talasemi majör, yaşam boyu süren tedavi gereksinimi olan kronik bir hastalık olup yalnızca çocukları değil, bakım veren aile üyelerini de önemli ölçüde etkilemektedir. Süregelen hastane ziyaretleri, tedaviye bağlı yük ve geleceğe yönelik belirsizlikler, birincil bakım verenlerde ruhsal zorlanmaya yol açabilmektedir. Bu çalışmanın amacı, beta-talasemili çocukların birincil bakım verenlerinde depresif belirtilerin sıklığını Patient Health Questionnaire-2 (PHQ-2) ile değerlendirmek ve bu belirtilerin sosyodemografik ve klinik değişkenlerle ilişkisini incelemektir. Gereç ve Yöntem: Bu kesitsel tanımlayıcı çalışmaya, üçüncü basamak bir çocuk hematoloji merkezinde izlenen beta-talasemi majör tanılı çocukların 49 birincil bakım vereni dahil edilmiştir. Veriler, sosyodemografik özellikleri içeren yapılandırılmış anket formu ve PHQ-2 ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Depresif belirtiler ile bakım verene ve çocuğa ait değişkenler arasındaki ilişkiler değerlendirilmiştir. Bulgular: Bakım verenlerin %16'sının PHQ-2 eşik puanının üzerinde skor aldığı ve depresyon açısından risk altında olduğu saptanmıştır. PHQ-2 skorları; çocuğun cinsiyeti, transfüzyon sıklığı, medikal komplikasyon varlığı ve ilaç kullanımı gibi klinik değişkenlere göre anlamlı farklılık göstermemiştir. Benzer şekilde, ebeveyn yaşı, eğitim düzeyi, kronik hastalık öyküsü, hane geliri ve göçmenlik durumu ile depresif belirtiler arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. Bununla birlikte, birinci derece akrabasında kronik hastalık bulunan bakım verenlerde ve sosyal destek hizmetlerinden yararlanmayan çocukların bakım verenlerinde depresif belirti puanlarının daha yüksek olduğu gözlenmiştir; ancak bu fark istatistiksel olarak anlamlı değildir. Sonuç: Beta-talasemili çocukların bakım verenlerinin kayda değer bir bölümünde depresif belirtiler bulunmasına karşın, bu durumun belirgin sosyodemografik ya da klinik yordayıcıları saptanamamıştır. Bulgular, pediatrik hematoloji izleminde bakım verenlerin ruh sağlığının kısa tarama araçlarıyla rutin olarak değerlendirilmesinin önemini vurgulamaktadır. Ayrıca, kronik hastalık yönetiminde yalnızca tıbbi değil, psikososyal boyutları da kapsayan bütüncül yaklaşımlara gereksinim olduğunu göstermektedir.