Ömer Faruk ASANOĞLU
Turkish Journal of Family Medicine and Primary Care - 2026;20(1):4-8
Bu derlemede, Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 257. maddesinde düzenlenen "görevi kötüye kullanma" suçu, sağlık çalışanları özelinde değerlendirilmiştir. Kamu görevlileri tarafından işlenebilen özgü suç niteliğindeki bu düzenleme, görevin ifası sırasında görev gereklerine aykırı davranılması (TCK m. 257/1) veya görevin gereklerinin yerine getirilmesinde ihmal ya da gecikme gösterilmesi (TCK m. 257/2) hâllerinde uygulanmakta olup; kişilerin mağduriyetine yol açılması, kamu zararına neden olunması veya kişilere haksız menfaat sağlanması şartlarının gerçekleşmesi durumunda cezai sorumluluk doğurmaktadır. Derlemede, söz konusu suçun sağlık alanında uygulama bulduğu başlıca örnekler Yargıtay kararları çerçevesinde analiz edilmiştir. Özellikle TCK 257/2 maddesi, yani "ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma" hali üzerinde durulmuş; bu suçun oluşabilmesi için aranan kasıt unsuru, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık ile taksirli fiillerden ayrımı, somut olaylar ve bilirkişi raporları bağlamında irdelenmiştir. Ayrıca, ceza hukuku ile disiplin hukuku arasındaki ayrımın altı çizilerek bazı durumların sadece disiplin suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Tıbbi müdahalelerde dikkatsizlik veya özensizlik sonucu meydana gelen zararlarda taksirli suçlar ile TCK 257. madde arasında norm çatışmaları yaşandığı ve bu konuda Yargıtay'ın yerleşik içtihatları olduğu gösterilmiştir. Bu derleme, sağlık çalışanlarının cezai sorumluluklarının değerlendirilmesinde hukuk uygulayıcılarına, idari soruşturma süreçlerinde ise muhakkikler ve disiplin amirlerine yol gösterici bir kaynak olmayı amaçlamaktadır.