BEYİN ÖLÜMÜ DEĞERLENDİRMESİNDE 4-NOKTA BT ANJİYOGRAFİ VE PRESANTRAL GİRUS KORTİKAL KALINLIĞININ TANISAL PERFORMANSI VE GÜVENİLİRLİĞİ

Murat KAYA, Osman KONUKOĞLU, Ergül CINDEMIR, Fatıma Merve KAYA, Mehmet ONAY

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Mecmuası - 2026;79(1):8-20

Gaziantep City Hospital Radiology Department, Gaziantep

 

Arka Plan: Beyin ölümü (BÖ) tanısı, özellikle potansiyel organ bağışçılarında hızlı ve doğru karar verilmesinin hayati öneme sahip olduğu etik ve klinik açıdan kritik bir süreçtir. Bilgisayarlı tomografi anjiyografisi (BTA) yüksek özgüllüğe sahip olmakla birlikte, duyarlılığının değişken olması yanlış negatif sonuçlara yol açabilmekte ve ek tanısal yöntemlere duyulan ihtiyacı artırmaktadır. Amaç: Bu çalışmanın amacı, BÖ tanısında presantral girus kortikal kalınlığı ölçümünün tanısal etkinliğini ve gözlemci güvenilirliğini değerlendirmek ve sonuçları 4-nokta BTA yöntemi ile karşılaştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif çalışmaya klinik olarak doğrulanmış 42 BÖ hastası ve 144 sağlıklı kontrol dahil edildi. Beyin BT ve BTA görüntüleri, iki bağımsız ve kör radyolog tarafından iki farklı zamanda değerlendirildi. Presantral girusun her iki hemisferdeki kortikal kalınlığı ölçüldü ve 4-nokta BTA skoru hesaplandı. ROC analizleri ile kesim değerleri, duyarlılık, özgüllük, doğruluk, pozitif öngörü değeri ve negatif öngörü değeri belirlendi. Gözlemciler arası ve içi uyum ICC, Cohen's Kappa ve Bland-Altman yöntemleriyle değerlendirildi. Bulgular: 4-nokta BTA yöntemi %97 doğruluk, %88 duyarlılık ve %100 özgüllük gösterdi. Presantral girus kortikal kalınlığı ise yaklaşık %90 duyarlılık, özgüllük ve doğruluk sağladı. Gözlemci uyumu mükemmeldi (ICC=0.988-0.999; p<0.001) ve venöz parametrelerde güçlü-mükemmel uyum saptandı (kappa=0.645-1.00). Sonuç: Presantral girus kortikal kalınlığının ölçümü, beyin ölümü tanısı için yüksek doğruluk ve tekrarlanabilirliğe sahip tamamlayıcı bir yöntemdir. Dört noktalı BT anjiyografi yaklaşımı ile birlikte değerlendirildiğinde, özellikle belirsiz olgularda tanısal güveni artırmaktadır. Bu bulguların doğrulanması için ileriye dönük çok merkezli çalışmalar gereklidir.