SERVET KAÇAR BAŞARAN, CEREN GÖKDAĞ, ZEYNEP ERDOĞAN YILDIRIM
Yaşam Becerileri Psikoloji Dergisi - 2022;6(11):23-37
Depresyonun bilişsel-davranışçı modeline göre, düşünce süreçlerindeki katılık, olumsuz duyguların ve davranışsal sorunların artmasını tetikler ve depresif belirtilerin artışına neden olur. Önceki çalışmalar ampirik olarak bilişsel esnekliğin duygu düzenlemedeki güçlükler, yetersiz problem çözme ve depresif belirtilerle negatif yönde ilişkili olduğunu göstermiştir. Ancak, bildiğimiz kadarıyla, bu değişkenleri birlikte inceleyen bir araştırma bulunmamaktadır. Bu nedenle, mevcut araştırmada bu değişkenler arasındaki ilişkileri incelemeyi ve duygu düzenleme ve problem çözmenin bilişsel esneklik ile depresif belirtiler arasındaki aracılık etkisini çoklu aracılık modeli ile test etmeyi amaçladık. Araştırmanın örneklemini, 275 lisans öğrencisi oluşturmaktadır. Veri toplama araçları olarak, Bilişsel Esneklik Envanteri, Duygu Düzenlemede Güçlükler Ölçeği, Problem Çözme Envanteri ve Beck Depresyon Envanteri kullanılmıştır. Sonuçlara göre, daha yüksek bilişsel esneklik seviyeleri, daha düşük depresyon, yetersiz problem çözme ve duygu düzenleme güçlüğü ile anlamlı şekilde ilişkili bulunmuştur. Ayrıca bilişsel esneklik ile depresif belirtiler arasındaki ilişkide duygu düzenleme güçlüğünün aracı rolü vardır. Ancak yetersiz problem çözmenin, bu ilişkide anlamlı bir aracı rolünün olmadığı saptanmıştır. Önceki bulgularla uyumlu olarak, mevcut araştırmanın bulguları duygu düzenleme güçlüğünün ve bilişsel esnekliğin depresif belirtilerin ortaya çıkışındaki önemini desteklemektedir. Ayrıca sonuçlar, bilişsel esneklik ve duygu düzenlemeyi ele alan farklı terapi yaklaşımlarının (örneğin, bilişsel-davranışçı terapi, kabul ve kararlılık terapisi ve duygu odaklı terapi) depresif belirtileri etkili bir şekilde azaltabileceğine yönelik kanıtlar sunmaktadır.