Reyhan ESKIYURT, Ayşe AKSOY TOPCU
Ordu Üniversitesi Hemşirelik Çalışmaları Dergisi - 2026;9(2):365-377
Amaç: Bipolar bozukluk mani, hipomani ve/veya çökkünlük dönemlerinin olduğu, ataklarla seyreden kronik bir ruhsal hastalıktır. Eğitim, bipolar bozukluğun idame tedavisi için ilk basamakta önerilmektedir. Bu araştırma, bipolar bozukluğu olan bireylere uygulanan psikososyal müdahale çalışmalarından elde edilen bulguları sentezlemek ve bu müdahalelerin etkinliğini değerlendirmek amacıyla yapılmıştır. Yöntem: Bu çalışmada, PRISMA kontrol listeleri kullanılmıştır. Taramalar PubMed, ScienceDirect, EBSCOhost -Medline, Scopus ve TR Dizin veri tabanları kullanılarak 01 Temmuz - 01 Ağustos 2024 tarihleri arasında yapılmıştır. Taramalarda bipolar bozukluk/bipolar disorder, hemşirelik/nursing ve symptom management/psychoeducation terimleri kullanılmıştır. Tüm aday makaleler araştırmanın yazarları tarafından dahil etme ve dışlama kriterlerini içeren sistematik yaklaşımlarla değerlendirilmiştir. Bulgular: Sistematik derlemeye 5'i randomize kontrollü, 2'si yarı deneysel ve 2'si denyesel yöntem olmak üzere toplam 9 çalışma dahil edilmiştir. Çalışmaların örneklem grubunu 18-65 yaş aralığındaki toplam 342 kadın ve 362 erkek birey oluşturmuştur. İncelenen çalışmaların müdahalesi psikoeğitim, işbirliğine dayalı bakım, evde hemşirelik bakımı, sistematik hemşirelik uygulaması, tedaviye uyum eğitimi, motivasyonel görüşme, fiziksel egzersiz ve gevşeme yöntemi programından oluşmaktadır. Çalışmalar içselleştirilmiş damgalama, genel işlevsellik, özerklik, serbest zaman değerlendirme, bilişsel işlevler, fiziksel sağlık, yaşam kalitesi, hastalığın tekrarlama oranları, hastalığın şiddeti, tedaviye uyum, öz-yeterlilik, ruhsal durum, sosyal işlevsellik, duygusal tutarlılık, saldırganlık belirtileri ve uyku kalitesi gibi çeşitli sonuç ölçümlerini içermektedir. Sonuç: Hemşireler tarafından uygulanan müdahalelerin hastalığın semptomları, işlevsellik, yaşam kalitesi ve tedaviye uyumda etkili olduğu ancak hastalığın tekrarlama oranlarına etkisinin olmadığı bulunmuştur. Psikoeğitimsel müdahaleler hastaların kendi sağlıklarını yönetmede aktif rol oynamalarını sağlayan önemli bir adım olarak önerilmektedir.