Hamit Harun BAĞCI, Abide AKSUNGUR
Türk Hijyen ve Deneysel Biyoloji Dergisi - 2026;83(3):293-310
Amaç: Bu çalışma, Ankara'nın Altındağ ilçesindeki bir aile hekimliği birimine başvuran bireylerin sosyodemografik özelliklerini, sağlık hizmeti kullanım özelliklerini ve kayıt süresine göre düzeltilmiş başvuru hızıyla ilişkili faktörleri hizmet planlaması açısından değerlendirmeyi amaçlamıştır. Yöntem: Retrospektif çalışmada, 2 Ocak-31 Aralık 2025 tarihleri arasında ilgili aile hekimliği birimine en az bir kez başvuran ve kayıtları eksiksiz olan 4.762 tekil bireyin elektronik sağlık kayıtları incelenmiştir. Sosyodemografik özellikler, kronik hastalık ve engellilik durumu, başvuru sayısı, ilk başvurunun yapıldığı mevsim, tanı kayıtları, reçete durumu ve aile hekimliği birimine kayıt süresi değerlendirilmiştir. Tanımlayıcı veriler sayı, yüzde ve medyan (minimum-maksimum) ile sunulmuştur. Başvuru sayısının sosyodemografik ve sağlıkla ilişkili değişkenlere göre dağılımı Pearson ki-kare testiyle incelenmiştir. Kayıtlı bireylerde başvuru hızıyla ilişkili faktörler, kayıt süresinin doğal logaritması offset olarak kullanılarak negatif binom regresyon analiziyle değerlendirilmiş ve sonuçlar düzeltilmiş insidans hız oranı (aIRR) olarak raporlanmıştır. Bulgular: Bireylerin yaş ortancası 37 yıl olup %53,1'i kadın, %57,0'ı evli, %58,1'i ilköğretim mezunu ve %29,7'si kronik hastalığa sahiptir. Toplam 10.227 başvuru kaydedilmiş; bireylerin %73,3'ü bir veya iki kez, %26,7'si üç veya daha fazla kez başvurmuştur. İlk başvuruların %40,6'sı yaz mevsiminde gerçekleşmiştir. Kayıtlı bireylerde başvuru hızı kadınlarda erkeklere göre %16 (aIRR=1,16), kronik hastalığı olanlarda olmayanlara göre %9 (aIRR=1,09) ve Ankara dışında ikamet edenlerde Ankara'da yaşayanlara göre %15 daha yüksek bulunmuştur (aIRR=1,15). Buna karşılık, birimin bulunduğu mahalle dışında ikamet edenlerde başvuru hızı %27 daha düşüktür (aIRR=0,73). Yaş, eğitim düzeyi, medeni durum ve ilk başvurunun yapıldığı mevsim de başvuru hızıyla anlamlı düzeyde ilişkili bulunmuştur. En sık kaydedilen tanı grubu koruyucu sağlık hizmetleri olup reçete edilen ilaçlar arasında analjezik, antipiretik ve antiinflamatuvar ilaçlar ilk sırada yer almıştır. Sonuç: Aile hekimliği hizmetlerinin planlanmasında toplam başvuru sayısının yanı sıra nüfusun sosyodemografik özellikleri, kronik hastalık yükü, hizmete fiziksel erişim ve dönemsel başvuru farklılıkları da dikkate alınmalıdır. Risk gruplarına yönelik izlem programlarının güçlendirilmesi ve dönemsel başvuru yoğunluğuna uyarlanmış personel, randevu ve kaynak planlamasının yapılması önerilmektedir.