BİR DEVLET HASTANESİNDE POLİKLİNİK HASTALARINA AİT İDRAR ÖRNEKLERİNDEN İZOLE EDİLENGENİŞLEMİŞ SPEKTRUMLU BETA-LAKTAMAZ POZİTİF ESCHERİCHİA COLİ SUŞLARININ PREVALANS VE ANTİBİYOTİK DUYARLILIKLARININ BELİRLENMESİ

UMUT SAFİYE ŞAY COŞKUN, GÖKHAN COŞKUN

Kocatepe Tıp Dergisi - 2015;16(1):25-30

Gaziosmanpaşa Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilimdalı, Tokat

 

Amaç: İdrar yolu enfeksiyonlarına yol açan mikroorganizmaların birçoğunda antibiyotiklere karşı artan oranlarda direnç geliştiği görülmektedir. Bu çalışmanın amacı Erbaa Devlet Hastanesinde, poliklinik hastalarından gönderilen idrar örneklerinden izole edilen E.coli suşlarında genişlemiş spektrumlu beta laktamaz (GSBL) oranlarının ve antimikrobiyal duyarlılık profilinin değerlendirilmesidir. Gereç ve Yöntem: Çeşitli polikliniklerden üriner sistem enfeksiyonu şüphesiyle gönderilen orta akım idrar örneklerinden izole edilen E. Coli suşlarının antibiyotik duyarlılık profili ve GSBL üretimi retrospektif olarak değerlendirilmiştir. Bakteri identifikasyonu konvansiyonel yöntemlerle yapılıp suşların antibiyotik duyarlılıkları Clinical and Laboratory Standards Institute (CLSI) önerileri dikkate alınarak Kirby-Bauer disk difüzyon yöntemi ile saptanmıştır. GSBL üretimi, kombine disk yöntemi ile belirlenmiştir. Bulgular: Toplam 516 E.coli suşu değerlendirildiğinde, GSBL üretimi 64 suşda (%12,4) saptanmıştır. En etkili antibiyotiklerin GSBL üreten suşlarda sırasıyla imipenem, meropenem, nitrofurantoin; GSBL üretmeyen suşlarda ise imipenem, meropenem, fosfomisin, nitrofurantoin piperasilin-tazobaktam, sefoperazon-sulbaktam, olduğu belirlenmiştir. Karbapenemlere karşı direnç saptanmazken, antibiyotiklere karşı direnç durumu GSBL üretimi açısından karşılaştırıldığında, GSBL üreten E.coli suşlarında direnç oranlarının üretmeyen suşlara oranla daha yüksek olduğu görülmüştür (p < 0.001). Sonuç: İdrar yolu enfeksiyonlarına yol açan mikroorganizmaların birçoğunda antibiyotiklere karşı artan oranlarda direnç geliştiği görülmektedir. Her hastanenin kendi bünyesinde üreyen mikroorganizmaları ve antibiyotik duyarlılıklarını belirleyip antibiyotik bildirimlerinin bu çerçevede oluşturulması tedavinin başarısı ve direnç gelişiminin kısıtlanması adına önemlidir.