BİR KIRMIZI ŞARAP POLİFENOLÜ OLAN RESVERATROLÜN SPİNAL KORD KORUYUCU ETKİSİ: NÖROLOJİK VE HİSTOLOJİK BULGULAR

UĞURSAY KIZILTEPE, NİLÜFER N TURAN, ÜNSAL HAN, TULGA ULUS, FATMA AKAR

Turkish Journal of Vascular Surgery - 2003;12(2):17-23

SB Dr. Muhittin Ülker Acil Yardım ve Travmatoloji Hastanesi

 

Amaç: Spinal kordun iskemi - reperfüzyonuna bağlı gelişen hasarın önlenmesinde uygulanan cerrahi teknik ve farmakolojik girişimlere rağmen genel kabul gören bir çözüm geliştirilememiştir. Kırmızı şarapta bulunan bir polifenol olan resveratrol iskemi ve reperfüzyon hasarına yönelik çeşitli organ sistemlerinde kullanılmış ve etkinliği gösterilmiş olmakla birlikte, yazılı literatürde spinal kord iskemisindeki etkinliği açısından bir bildirim yoktur. Yöntem: Yeni Zelenda tavşanlarında, abdominal aort infrarenal ve bifurkasyon seviyelerinde klemplenerek spinal kord iskemisi oluşturuldu. İskemi oluşturulmadan "sham operasyonu" uygulanan 4 tavşana (Grup S) ek olarak, Grup K daki tavşanlara (n:7) 30 dakikalık iskemi öncesi taşıyıcı (ethanol) IV, Grup R deki tavşanlara (n:7) ise 10 mg/kg resveratrol IV verildi. Kırksekizinci saatde Tarlov skorlaması ile nörolojik değerlendirme yapılmasını takiben deney hayvanları sakrifiye edilerek L6-L7 arasındaki omurilik kısımları histopatolojik inceleme amacıyla çıkarıldı. Bulgular: Gruplar arasında deney sırasındaki kan basıncı ve vucut sıcaklığı ölçümleri açısından farklılık yoktu. Deney sonrası Sham operasyonu uygulanan deney hayvanlarının hiçbirinde nörolojik defisit gelişmedi. Kırksekizinci saatte yapılan nörolojik değerlendirmede Kontrol grubundaki 7 tavşandan 4 ünde parapleji gelişirken 10 mg/kg Resveratrol uygulanan 7 deney hayvanından 4 ünde tamamen normal nörolojik fonksiyonların varlığı saptandı. Grup K ve R daki tavşanlarda 48. saatdeki Tarlov skoru sırasıyla 1.2±2.0 ve 4.3±1.1 (p=0.003) idi. Yapılan histopatolojik analiz sonrasında grup R deki tavşanlarda spinal kordun belirgin olarak daha iyi korunduğu izlendi. Grup K da histopatolojik grade 1.8±1.3 iken Grup R da 3.8±1.5 (p:0.03) idi. Sonuç: Uyguladığımız deneysel modelde, Resveratrol spinal kordun iskemi ve reperfüzyonu sonrası gelişen hasarı ve gelişen nörolojik defisiti azaltmıştır. Resveratrolün etkinliğine yönelik mekanizma, zamanlama ve optimum doz aralığı gibi gerekli çalışmaların tamamlanmasını takiben, inen aorta yönelik cerrahi girişimler sırasında gelişen paraplejinin önlenmesine yönelik olarak kullanılması değerlendirilebilir.