Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

BİR TAŞRA DEVLET HASTANESİNDE ÜROLOJİK LAPAROSKOPİK CERRAHİ UYGULANABİLİRLİĞİ

CEM KEZER, RAHMİ ASLAN, ERCAN KAZAN, ALAADDİN AKAY, SEYFETTİN ÖRGEN

The New Journal of Urology - 2014;9(2):44-47

Batman Bölge Devlet Hastanesi, Üroloji

 

Amaç: Batman bölge devlet hastanesi üroloji servisimizde yaptığımız ilk laparoskopik cerrahi vakalarını geriye dönük olarak incelemek. Gereç ve Yöntemler: Kliniğimizde Ocak 2013 ile Aralık 2013 tarihleri arasında toplam 2hastaya (14 erkek, 7 kadın) aynı üroloji uzmanı tarafından çeşitli laparoskopik ameliyatlar uygulandı. Ortalama yaşları 47,5 ± 14,3 (12-71) yıl olan hastaların 16’sı nonfonksiyone böbrek, 3’ü böbrek kisti ve 2’sitestis eksplorasyonu nedeniyle ameliyat edildi. Laparoskopik girişimlerin hepsi transperitoneal yöntemle gerçekleştirildi. Operasyon süresi, kan kaybı, hastanede kalış süreleri, peroperatif ve postoperatif komplikasyonlar açısından incelendi. Bulgular: Tüm girişimler aynı üroloji uzmanı tarafından gerçekleştirildi. Ortalama trokar yerleştirme süresi 16,6± 3,0 (15-25) dakikaydı. Ortalama ameliyat süresi 173,3 ± 51,8 (90-300) dakikaydı.Açık cerrahiye 3 hastada gereksinim duyuldu. Bunlar; hastada renal venin klips ile ligasyonu sırasında yaralanması, hastada geçirilmiş açık cerrahiye bağlı böbreğin çevre dokulara aşırı yapışık olması ve hastada insuflatörün bozulmasıyla oluşan teknik imkânsızlıktı. Ameliyat sırasında sadece hastaya (renal ven yaralanması olan) kan transfüzyonu yapıldı. Hastalar ortalama 1,± 0,3 (1-2) günde mobilizeedildi. Ameliyat sonrası dönemde ağrı kesici olarak 2,3 ± 0,6 (1-4) gün nonsteroidantiinflamatuar ilaç kullanıldı.Hastaların hastanede kalış süreleri ise ortalama 3,2gün (2-6 gün) idi. Sonuç: Laparoskopik cerrahi, hastalar tarafından açık cerrahiye oranla daha iyi tolereedilmesi, daha az hastanede kalış süresi, daha az postoperatif ağrı kesici ihtiyacı ve daha iyi kozmetik sonuçları ile tercih edilir birtedavi yöntemidir. Bu cerrahi seçenek, ülkemizde genellikle üçüncü basamak sağlık merkezlerinde yapılmasına karşın teknik imkânların sağlanması ve deneyimli bir ekibin varlığında ikinci basamak merkezlerde, hatta taşra devlet hastanelerinde de yapılabileceği kanaatindeyiz.