MERT BEŞENEK, DOĞANCAN SÖNMEZ, BURAK OKUMUŞ
Kocatepe Tıp Dergisi - 2022;23(4):406-413
AMAÇ: COVID-19 salgınının fiziksel etkilerinin yanında; hem hastalık kavramının hem de alınan tedbirlerin ruh sağlığı kliniklerinde takip edilen çocuklar üzerindeki etkilerinin dikkatle izlenmesi ve ortaya konması çok önemlidir. Çalışmamızda, pandemi öncesi ve pandemi sırası dönemlerdeki çocuk psikiyatrisi poliklinik başvurularının karşılaştırılarak pandeminin hasta profili ve poliklinik pratiğine etkilerinin ortaya konması amaçlanmıştır. GEREÇ VE YÖNTEM: Türkiyede ilk COVID-19 vakasının bildirildiği 11 Mart 2020 tarihinden önceki (pandemi öncesi [PÖ]) ve sonraki 14 aylık dönem (pandemi sırası [P]) boyunca üniversitemizin çocuk psikiyatrisi polikliniğine yapılan girişlerin tamamı geriye dönük olarak incelenmiştir. Pnin ilk 7 ayı pandeminin ilk dönemi (PİD), son 7 ayı ise pandeminin son dönemi (PSD) olarak ayrıca araştırılmıştır. Tüm hastaların yaşları, cinsiyetleri ve psikiyatrik sorunları ayrıntılı olarak kaydedilmiş ve karşılaştırılmıştır. BULGULAR: Toplam poliklinik başvuru sayısı PÖne göre Pde %45,9 azalmış; PİDne göre PSDnde %82,5 artmıştır. Tanılar özelinde başvuru sayıları PÖne göre Pde; dikkat eksikliği ve hiperkativite bozukluğu ve depresif bozukluklar için belirgin azalma, obsesif-kompulsif bozukluk, anksiyete bozuklukları, özgül öğrenme bozukluğu ve kişilik bozuklukları için belirgin artış göstermiştir (her biri için p<0,001). PİDne göre PSDnde ise başvuru sayıları; kişilik bozuklukları için artış, davranım bozukluğu, obsesif-kompulsif bozukluk ve anksiyete bozuklukları için azalma göstermiştir (her biri için p<0,001). SONUÇ: COVID-19 pandemisinin getirdiği psikolojik stresörlere rağmen Pde poliklinik başvurularının azalmış olması bu kişilerin ihtiyaçları olmasına rağmen psikiyatrik desteğe yeterince ulaşamadıklarını göstermektedir. PSDnde poliklinik başvurularında oldukça keskin bir artış izlenmesi de, uzun dönemde ruh sağlığı desteğine olan talebin artabileceğini vurgulamaktadır. Psikiyatrik sorunların COVID-19 pandemisinden nasıl ve ne ölçüde etkilendiğini tam olarak ortaya koyabilecek geniş kapsamlı uzunlamasına izlem çalışmalarına ihtiyaç vardır.