Kübra EVREN, Funda DEMİR, Melek YAMAN, Özlem GÜZEL TUNÇCAN, Hasan TEZER, Derya Göksu FİDAN, Gülendam BOZDAYI
Mikrobiyoloji Bülteni - 2026;60(3):329-342
İnsan parvovirüs B19 (PVB19), çocuklarda eritema enfeksiyozumun temel etkeni olmakla birlikte, aplastik kriz, sitopeni, artropati ve gebelikte fetal komplikasyonlara yol açabilen önemli bir viral patojendir. Koronavirüs hastalığı 2019 pandemisi sırasında uygulanan halk sağlığı önlemleri nedeniyle PVB19 dahil birçok solunum yolu virüsünün dolaşımı belirgin şekilde azalmıştır. Ancak 2023 yılı sonu itibarıyla dünyada ve Avrupa'da artan olgular bildirilmiştir. Bu çalışma, Ocak 2019-Ekim 2025 döneminde laboratuvarımıza gönderilen örneklerde PVB19 DNA pozitifliğini yaş, cinsiyet ve kliniklere göre değerlendirmeyi; pandemi öncesi ve sonrası dönemleri karşılaştırmayı ve son yıllardaki artışı ortaya koymayı amaçlamıştır. Serolojik testler, tam otomatik Enzyme-Linked Immunosorbent Assay sistemi (Alegria(R) ORGENTEC, Almanya) ile üretici önerilerine göre çalışılmıştır. Nükleik asit ekstraksiyonu EZ1&2 virüs mini kit v2.0 ile EZ1 Advanced XL cihazında yapılmış, PVB19 DNA ise artus(R) Parvo B19 RG PCR (Qiagen, Almanya) kitiyle Rotor-Gene Q cihazında gerçek zamanlı polimeraz zincir reaksiyonu [real-time polymerase chain reaction (Rt-PCR)] ile araştırılmıştır. Pozitif olgular yaş, cinsiyet, yıl ve kliniklere göre değerlendirilmiştir. Toplam 1201 hastaya ait 1445 PCR sonucu retrospektif olarak incelenmiştir. Genel PVB19 DNA pozitifliği %7.4 olarak saptanmıştır. Pandemi sonrası dönemde 2024-2025 yıllarında PVB19 DNA pozitiflik oranı, 2019-2023 dönemine kıyasla anlamlı derecede yüksek bulunmuştur (p< 0.01). İleri yaşla birlikte PVB19 DNA pozitifliği azalmıştır (p< 0.01). Pozitif hastalar arasında seroloji sonucu mevcut olan 14 hasta IgM+/IgG+, 32 hasta IgM-/IgG+, dört hasta IgM-/IgG- saptanmıştır. Pozitif hastaların önemli bir kısmını immünsuprese bireyler ve doğurgan çağdaki kadınlar oluşturmuştur. Bulgularımız, 2024 yılı itibarıyla Amerika Birleşik Devletleri ile Avrupa'daki artışlarla benzer şekilde PVB19 dolaşımının yeniden yükseldiğini göstermektedir. Pandemi döneminde test sayılarındaki artışa rağmen pozitiflik oranlarının düşük seyretmesi, toplumdaki gerçek viral dolaşımın belirgin şekilde azaldığını düşündürmektedir. Çalışma popülasyonunun %40.4'ünü immünsuprese hastaların oluşturduğu çalışmamızda serolojik yanıtın moleküler testlerle birlikte kullanımının PVB19 tanı ve izleminde klinik açıdan önemli olduğu sonucuna varılmıştır.