Özlem KİRİŞCİ
Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi - 2026;21(2):99-104
Amaç: Pseudomonas aeruginosa, antimikrobiyal ilaçlara artan direnç nedeniyle küresel çapta bir tehdit oluşturmaya başlamıştır. Bu çalışma ile bir üniversite hastanesinde P.aeruginosa izolatlarında antimikrobiyal direnç ve yıllar içindeki değişimin retrospektif olarak belirlenmesi hedeflenmiştir. Gereç ve Yöntemler: Ocak 2020-Aralık 2024 yıllarında poliklinik (%22), yataklı servis (%29,1) ve yoğun bakım laboratuvarımıza ulaştırılan örneklerden saptanan toplam 1235 Pseudomonas aeruginosa izolatı değerlendirilmiştir. Bakterilerin tanımlanması ve antimikrobiyal duyarlılıklarının saptanması Phoenix(TM) (Becton Dickinson Diagnostics, ABD) otomatize sistemiyle belirlenmiştir. Bulgular: Klinik örnekler en sık Yoğun Bakım (%49) birimlerinden izole edilmiştir. Kültür üremeleri, poliklinik hastalarında en fazla idrar (n=123), yataklı servis hastalarında yara (n=155), yoğun bakım ünitesinde ise solunum yolu (bronkoalveolar lavaj/derin trakeal aspirat/endotrakeal aspirat ) (n=323) örneklerinde görülmüştür. Örneklerin tamamında ise en fazla solunum yolu (%28,3), yara (%28) ve idrar kültüründe (%21,5) üreme saptanmıştır. İzolatlarda en düşük direnç amikasinde (%7,1), en yüksek direnç levofloksasinde (%45,1) görülmüştür. Antibiyotik dirençlerinin piperasilin/tazobactam hariç yıllar içinde anlamlı farklılık gösterdiği görülmüştür (p<0.05). Çoklu ilaç direnci %21,2 izolatta bulunmuştur. Örnek gruplarına göre antibiyotik dirençleri karşılaştırıldığında sefepim, seftazidim, imipenem, meropenem ve piperasilin/tazobaktam için istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur (p<0.05). Sefepim; kan kültür üremelerinde, seftazidim, imipenem, meropenem, piperasilin/tazobaktam ise balgam ve idrar kültürleri üremelerinde diğer örneklere göre daha düşük direnç göstermiştir. Sonuç: Mikroorganizmaların bölgesel direnç profillerinin izlenmesi hem Türkiye'de hem de küresel düzeyde önemini korumaktadır. Bu tür direnç çalışmaları; coğrafi bölgeler, hastaneler, kullanılan rutin antibiyotikler ve hasta profillerine göre değişkenlik gösterebilir. Yeni antibakteriyel ajanların geliştirilmesinin zorlaştığı günümüzde, klinik kullanımda olan antibakteriyel ajanların etkinliğinin değerlendirilmesi ve tedavinin yönlendirilmesi amacıyla antibiyotik duyarlılıklarının belirli aralıklarla sunulması gereklidir.