BİREYLERİN DEPRESYON, DUYGUSAL YEME DAVRANIŞI VE ANTROPOMETRİK ÖLÇÜMLER ARASINDAKİ İLİŞKİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: KESİTSEL ÇALIŞMA

Şeymanur BİLİCİ, Çiğdem YILDIRIM MAVİŞ, Berrak ERGÜDEN BAŞTÜRK

Süleyman Demirel Üniversitesi Sağlık Bilimleri Dergisi - 2026;17(2):214-226

Haliç University, Institue of Graduate Studies, Department of Nutrition and Dietetics, Istanbul, Turkey

 

Duygusal yeme, olumsuz duygusal durumlara yanıt olarak yiyecek tüketimini ifade eder ve depresyon ile ilişkili olduğu düşünülmektedir. Ancak duygusal yeme çok boyutlu bir kavramdır ve kullanılan ölçüm araçlarına bağlı olarak farklı yönleri yansıtabilir. Bu çalışmanın amacı, duygusal yeme davranışı ile depresyon ve antropometrik ölçümler arasındaki ilişkiyi farklı yeme davranışı ölçekleri kullanarak incelemektir. Bu kesitsel çalışma, İstanbul'da özel bir beslenme ve diyet danışmanlığına başvuran ve çalışmaya katılmayı kabul eden bireylerle yürütülmüştür. Araştırmaya 80 katılımcı (18 erkek, 62 kadın) dahil edilmiştir. Katılımcıların demografik özellikleri, beslenme alışkanlıkları ve antropometrik ölçümleri değerlendirildi. Duygusal yeme davranışı Üç Faktörlü Yeme Anketi (TFEQ -R21) ve Duygusal İştah Anketi (EMAQ) ile, depresyon düzeyi Beck Depresyon Envanteri (BDI) ile, diyet alımı ise 24 saatlik geriye dönük besin tüketim kaydı yöntemiyle değerlendirildi. Araştırma bulgularına göre, kadınların depresyon puanlarının erkeklere kıyasla daha yüksek olduğu belirlenmiştir (p<0,05). TFEQ -R21 toplam puanı ile vücut ağırlığı arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki saptanmıştır (r=0,233; p<0,05). Ayrıca bel çevresi ve vücut kütle indeksi ile bilişsel kısıtlama puanları arasında pozitif ve anlamlı ilişkiler olduğu görülmüştür (sırasıyla r=0,281 ve r=0,270; p<0,05). Erkeklerde enerji alımı ile duygusal yeme puanları arasında pozitif korelasyon bulunmuştur (p<0,05). Korelasyonlar incelendiğinde, BDI puanları ile TFEQ -R21 duygusal yeme alt boyutu arasında anlamlı pozitif ilişki bulunurken (r=0.233; p<0.05), EMAQ puanları ile anlamlı ilişki saptanmamamıştır. Sonuç olarak, depresyonla ilişkili duygusal yeme davranışının, genel bir duygusal iştah ölçümünden ziyade yeme davranışının duygusal boyutunu doğrudan değerlendiren ölçekler aracılığıyla daha net biçimde ortaya konabildiği düşünülmektedir.