Öner ÖZDEMİR
Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi - 2026;21(1):55-64
Günümüzde sıklıkları net bilinmese de Doğuştan Bağışıklık Kusurlarının (eskiden Primer İmmün Yetmezlik olarak tanımlanırdı) tanımlanmış bilinen sayılarının >=500 hastalık olduğu sanılmaktadır. İntravenöz immünoglobulin başlangıçta primer antikor eksikliğinde yerine koyma tedavisi için kullanılan ve sonrasında immünomodülatör etkilerinin anlaşılmasıyla birçok otoimmün, inflamatuvar multisistemik hastalıkta yaygın kullanım alanı bulmuş bir kan ürünüdür. Bu tedavi 1950'li yıllarda subkutan olarak başlamış, daha sonraları 1960-1970'li yıllarda intramüsküler olarak devam etmiş ve 1980'li yılların başında intravenöz şekle dönmüştür. Fakat intravenöz şekilde verilmenin de değişik yan etkileri ve bazı hastaların yaşam tarzı/konforu ile uyuşmaması tekrar subkutan yolla uygulamanın geliştirilmesine yol açmıştır. Burada, klinikte doğuştan bağışıklık kusuru hastalıklarının tanısı ile takip ve tedavi edilen vakalarda, immünoglobulin replasman tedavisi'nin rehberler eşliğinde uygulanımı, yan etkileri ve intravenöz ya da subkutan uygulanımının hastaya göre bireyselleştirilmesi anlatılacaktır.