Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

BİRİNCİ BASAMAK SAĞLIK HİZMETLERİNDE DOĞUM KONTROL YÖNTEMİ SEÇİMİ VE PARTNERİN KARAR VERME SÜRECİ: KESİTSEL BİR ÇALIŞMA

Beyza Arpaci Saylar, Fatma Karasabanoglu, Sabah Tuzun, Mustafa Resat Dabak

Journal of Biotechnology and Strategic Health Research - 2026;10(1):11-19

Eyüpsultan District Health Directorate, İstanbul, Türkiye

 

Amaç Kontraseptif yöntem tercihlerini anlamak, aile planlaması hizmetlerini geliştirmek veistenmeyen gebelikleri azaltmak için esastır. Türkiye'de, birinci basamak düzeyde kontraseptif tercihler ve ilişkili faktörlere ilişkin toplum temelli kanıtlar sınırlı kalmaktadır. Türkiye'de 15-49 yaş arası cinsel olarak aktif kadınlar arasında kontraseptif yöntem tercihlerini ve yöntem seçimi ile ilişkili faktörleri incelemektir. Gereç ve YöntemBu kesitsel çalışma, Ocak-Mart 2020 tarihleri arasında İstanbul'un Bağcılar ilçesinde bir aile sağlığı merkezinde yürütülmüştür. 15-49 yaş arası cinsel olarak aktif 223 kadına yapılandırılmış 7 maddelik bir anket uygulanmıştır. Sosyodemografik özellikler, parite, evlenme yaşı, sigara içme durumu, mevcut kontraseptif yöntem ve yöntem seçimine ilişkin karar verici hakkında veriler toplanmıştır. Kontraseptif yöntem tercihi ile kategorik değişkenler arasındaki ilişkiler, uygun olduğunda ki-kare veya Fisher'ın kesin test kullanılarak incelenmiştir. Bulgular En sık bildirilen kontraseptif yöntemler erkek kondomları (%33,2) ve rahim içi araçlar (RİA) (%25,1) olmuştur. Kontraseptif yöntem tercihi, karar verici, yaş grubu, eğitim düzeyi, evlenme yaşı ve pariteye göre anlamlı olarak farklılık göstermiştir (tüm p <0,001). Kondom kullanımı genç kadınlar arasında ve erkek partnerin birinci karar verici olduğu durumlarda daha yaygınken, RİA kullanımı 30-39 yaş arası kadınlarda ve daha yüksek pariteye sahip olanlarda daha sık görülmüştür. Sigara içme durumu kontraseptif yöntem tercihi ile ilişkili bulunmamıştır (p = 0,863). Çok kategorili lojistik regresyon analizi, daha yüksek yaş ve paritenin kalıcı yöntem kullanımı ile bağımsız olarak ilişkili olduğunu, erkek partner odaklı karar verme sürecinin ise modern yöntemlere kıyasla geleneksel yöntem kullanım olasılığını anlamlı derecede artırdığını göstermiştir. Sonuç Türkiye'de birinci basamak başvuran üreme çağındaki kadınlar arasında kontraseptif tercihler, demografik özelliklere ve partnerler arasındaki karar verme dinamiklerine göre değişmektedir. Bu bulgular, birinci basamakta bireyselleştirilmiş, bağlama duyarlı aile planlaması danışmanlığının önemini vurgulamaktadır. Kesitsel tasarım nedeniyle nedensel ilişkiler kesin olarak kurulamaz. Özellikle, danışmanlık süreçlerine erkek partnerlerin dahil edilmesi, daha az etkili geleneksel yöntemlere olan bağımlılığı azaltmaya yardımcı olabilir.