Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

BİRİNCİ BASAMAK SAĞLIK TESİSLERİNDE HASTA VE SAĞLIK PERSONELİ ARASINDAKİ SAĞLIK İLETİŞİM SORUNLARININ İNCELENMESİ: AMASYA ÖRNEĞİ

Aksanur GÖKÇE

Anadolu Kliniği Tıp Bilimleri Dergisi - 2026;31(1):20-27

Amasya Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Aile Hekimliği Anabilim Dalı, Amasya

 

Amaç: Bu çalışmanın amacı, birinci basamak sağlık hizmetlerinde hasta ve sağlık personeli arasındaki iletişimde karşılaşılan sorunların ve iletişimin alt boyutları olan etkili iletişim, sosyal iletişim ve iletişim engellerinin analiz edilmesidir. Bu sorunların, çeşitli demografik ve klinik değişkenlerle; cinsiyet, yaş, eğitim seviyesi, meslek durumu, kronik hastalık varlığı ve hastaneye başvuru sıklığı ile olan ilişkisini değerlendirmektir. Yöntemler: Araştırma, tanımlayıcı ve ilişkisel bir tasarımla, 18 Şubat 2024-18 Nisan 2024 tarihleri arasında Amasya ili merkez aile sağlığı merkezlerinde gerçekleştirilmiştir. Çalışmaya, 18-70 yaş aralığında olan,poliklinik hizmeti alan ve çalışmaya katılmayı kabul eden toplam 235 hasta katılmıştır. Veriler, Sağlık İletişimi Sorunları Ölçeği aracılığıyla toplanmış ve istatistiksel analizler yapılmıştır. Bulgular: Kadın katılımcılar, etkili iletişim (ortalama 1,76+/-0,76) ve sosyal iletişim (ortalama 7,7+/-2,8) alt boyutlarında erkeklere kıyasla daha fazla sorun yaşamıştır. Genç bireyler (18-30 yaş) özellikle etkili iletişim alanında (ortalama 1,81+/-0,19) daha yüksek sorun algısı ifade ederken, daha yaşlı bireyler (46-70 yaş) ise sorun bildirimlerini daha düşük düzeyde rapor etmiştir (ortalama 13,58+/-5,76). Kronik hastalığı olan bireyler, etkili iletişim (ortalama 13,57+/-5,05) ve sosyal iletişim (ortalama 6,83+/-3,3 ) alanlarında daha düşük puan almış ve bu grupta empati ile bilgilendirme beklentisinin arttığı gözlemlenmiştir. Ayrıca, hastaneye sık başvuran bireyler, iletişim engelleri alanında daha düşük puanlar almış ve iletişim sorunlarını daha yoğun hissettiklerini belirtmişlerdir. En önemli iletişim engeli doktorların aceleci davranması olarak tespit edilmiştir. Sonuç: Hasta-hekim iletişiminde cinsiyet, yaş, kronik hastalık durumu ve başvuru sıklığı gibi bireysel farklılıkların dikkate alınması gerektiği anlaşılmaktadır Bu çalışmanın bulguları, aile hekimliği uygulamalarında iletişim eksikliklerinin büyük ölçüde sağlık profesyonellerinin zaman baskısı ve iş yükünden kaynaklandığını göstermektedir. Bu durum, birinci basamak sağlık hizmetlerinde iletişim becerilerinin geliştirilmesine yönelik eğitimlerin önemini vurgulamaktadır.