BİRİNCİ SEÇENEK ANTİTÜBERKÜLOZ İLAÇLARDAN EN AZ BİRİNE DİRENÇLİ MYCOBACTERİUM TUBERCULOSİS KOMPLEKS KLİNİK İZOLATLARINDA İLAÇ DUYARLILIĞININ BACTEC MGIT 960 VE REMA YÖNTEMLERİ İLE DEĞERLENDİRİLMESİ

Nurcihan BİLTEKİN, Mahmut ÜLGER, Gönül ASLAN

Türk Mikrobiyoloji Cemiyeti Dergisi - 2026;56(3):254-262

Mersin Üniversitesi Eczacılık Fakültesi, Farmasötik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, Mersin, Türkiye

 

Amaç: Bu çalışmada, birinci seçenek anti-TB ilaçlardan en az birine dirençli Mycobacterium tuberculosis kompleks (MTBC) klinik izolatlarında ilaç duyarlılık paternlerinin BACTEC MGIT 960 ve REMA yöntemleri ile belirlenerek, ülkemiz için epidemiyolojik veri elde edilmesi amaçlanmıştır. Yöntem: 2019-2024 yılları arasında MTBC üremesi tespit edilen klinik izolatların birinci seçenek anti-TB ilaç duyarlılıkları BACTEC MGIT 960 sistemi ile değerlendirildi ve birinci seçenek anti-TB ilaçlardan en az birine dirençli olduğu belirlenen 51 klinik izolat çalışmaya dâhil edildi. Bu klinik izolatlar minimum inhibitör konsantrasyon (MİK) paternleri Resazurin Mikrotitre Testi (Resazurin Microtiter Assay, REMA) ile incelendi. Bulgular: BACTEC MGIT 960 sistemi ile yapılan duyarlılık test sonucunda; klinik izolatların 32'sinde izoniazid (INH), 28'inde streptomisin (SM), 7'sinde rifampisin (RIF) ve 2'sinde etambutol (EMB)'ye karşı direnç tespit edildi. Ayrıca 4 klinik izolatın çok ilaca dirençli (ÇİD)-TB olduğu belirlendi. REMA yöntemi ile 51 klinik izolatın 37'sinin birinci seçenek anti-TB ilaçlara dirençli olduğu belirlendi. Otuz yedi izolatın 34'ünde INH'a, 9'unda EMB'ye, 8'inde SM'ye ve 6'sında RIF'e karşı direnç tespit edildi. Ayrıca, 5 klinik izolatın ÇİD-TB olduğu belirlendi. Sonuç: Birinci seçenek anti-TB ilaçlara yönelik direnç profillerinin farklı yöntemlerle belirlenmesi, ilaca dirençli klinik izolatlarının yayılımının önlenmesine ve tedavi rejiminin planlanmasına önemli katkı sağlamaktadır. Bu çalışmada, her iki fenotipik yöntemde de farklı kritik konsantrasyonların kullanılmasına rağmen INH ve RIF için yüksek düzeyde uyum saptanmıştır. Birinci seçenek anti-TB ilaç direncinin farklı fenotipik yöntemlerle değerlendirilmesi, bölgesel direnç eğilimlerinin izlenmesi ve epidemiyolojik veri sağlanması açısından büyük önem taşımaktadır.