BİYOLOJİK TEDAVİ ALAN ANKİLOZAN SPONDİLİT HASTALARINDA DEPRESYON, ANKSİYETE VE YAŞAM KALİTESİNİN HASTALIK AKTİVİTESİYLE İLİŞKİSİ

ALİ EKİN, SALİM MISIRCI, ZEYNEP YAĞBASAN, BELKİS NİHAN COSKUN, BURCU YAĞIZ, HÜSEYİN EDİZ DALKILIÇ, YAVUZ PEHLİVAN

Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi - 2024;50(3):411-418

Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları Anabilim Dalı, Romatoloji Bilim Dalı, Bursa Türkiye.

 

Ankilozan spondilit (AS), aksiyel iskelette yapısal bozukluklara ve fonksiyonel kısıtlılıklara yol açan kronik inflamatuar bir hastalıktır. Hastalığın ilerleyici doğası, hastalarda depresyon ve anksiyete gibi psikiyatrik semptomlarla beraber görülebilen kompleks bir klinik tabloya neden olabilir. Bu çalışmanın amacı, AS hastalarında hastalık aktivitesi ile depresyon, anksiyete ve yaşam kalitesi arasındaki ilişkiyi incelemektir. Modifiye New York kriterlerine göre AS tanısı almış 153 hasta üzerinde kesitsel bir analiz gerçekleştirilmiştir. Hastalık aktivitesi Bath Ankilozan Spondilit Hastalık Aktivite İndeksi (BASDAI) ve fonksiyonel durum Bath Ankilozan Spondilit Fonksiyonel İndeksi (BASFI) ile ölçülmüştür. Depresyon ve anksiyete düzeyleri Beck Depresyon Ölçeği (BDÖ) ve Hastane Anksiyete ve Depresyon Ölçeği (HADÖ) kullanılarak değerlendirilmiştir. Yaşam kalitesi ise SF-36 formu ile değerlendirilmiştir. BASDAI ≥ 4 olan hastalarda fiziksel fonksiyon (p = 0.006), sosyal fonksiyon (p = 0.001), fiziksel rol güçlüğü (p = 0.013), emosyonel rol güçlüğü (p = 0.024) ve ağrı (p = 0.001) gibi SF-36 alt boyutlarında anlamlı düşüşler saptanmıştır. Ancak, depresyon ve anksiyete skorları ile hastalık aktivitesi arasında anlamlı bir fark gözlenmemiştir. BASDAI ve BASFI ile psikolojik semptomlar arasında korelasyon bulunmamıştır. Yüksek hastalık aktivitesinin AS hastalarının yaşam kalitesini belirgin şekilde olumsuz etkilediği gözlenmiştir. Ancak biyolojik tedavi altında depresyon ve anksiyete düzeylerinde artış olmaması, tedavinin psikolojik semptomları kontrol edebildiğini düşündürmektedir. AS hastalarında hastalık aktivitesinin yaşam kalitesine olumsuz etkileri açıkça görülmektedir. Biyolojik tedavi, depresyon ve anksiyeteyi kontrol altında tutarak, yaşam kalitesini desteklemektedir. AS yönetiminde bütüncül bir yaklaşım önem taşımaktadır.