Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

BÖBREK FONKSİYONU KORUNMUŞ NON-DİYABETİK ERİŞKİNLERDE OSİLOMETRİK OLARAK TAHMİN EDİLEN KARDİYAK İNDEKSİN MİKROALBÜMİNÜRİ İLE İLİŞKİSİ

Selen Eşki, Özkan Eravcı, Hatice Taşkan, Sinem Çakal

Kardiyovasküler Akademi Bülteni - 2026;4(1):29-36

Doğubayazıt Dr. Yaşar Eryılmaz State Hospital, Clinic of Cardiology, Ağrı, Türkiye

 

Amaç: Mikroalbüminüri, diyabetik olmayan bireylerde dahi kardiyovasküler olayların öngördürücüsüdür. Osilometrik ölçülen kardiyak indek- sin (Kİ) metabolik risk ve konvansiyonel kan basıncı indekslerinden bağımsız olarak erken renal mikrovasküler hasar ile ilişkili olup olmadığı sistematik olarak değerlendirilmemiştir. Bu çalışmada, böbrek fonksiyonu korunmuş non-diyabetik erişkinlerde Kİ'nin idrar albümin/kreatinin oranı (UACR) ile ilişkisini araştırmayı amaçladık. Yöntem ve Gereçler: Çalışmaya böbrek fonksiyonu korunmuş 99 non-diyabetik erişkin dahil edildi. Katılımcılara osilometrik nabız dalga analizi, spot UACR ölçümü ve biyokimyasal değerlendirme yapıldı. İnsülin direncinin göstergesi olarak trigliserid-glukoz (TyG) indeksi kullanıldı. Log(UACR) için oluşturulan hiyerarşik lineer regresyon modellerine sırasıyla yaş ve vücut kitle indeksi, TyG indeksi ve Kİ eklendi. Alternatif hemodinamik parametreler ile mikroalbüminüri (UACR >=30mg/g) için çok değişkenli lojistik regresyon analizleri değerlendirildi. Bulgular: Medyan UACR 9,92 mg/g (çeyrekler arası aralık 5,14-22,95) idi ve mikroalbüminüri prevalansı %21,2 olarak bulundu. Tüm hemodinamik parametreler arasında Kİ, log(UACR) ile en güçlü tek değişkenli korelasyonu gösterdi (r=0,505; p<0,001). Kİ'nin metabolik temel modele eklenmesi, açıklanan varyansı %34,2'den %44,3'e yükseltti (DeltaR²=0,101; kısmi F=14,90; p<0,001). Kİ, log(UACR) ile bağımsız olarak ilişkiliydi (beta=0,700; %95 GA 0,339-1,060; p< 0,001) ve cinsiyet, hipertansiyon, sigara kullanımı ve dinlenim kalp hızı için düzeltmelerden sonra da anlamlılığını korudu. Karşılaştırmalı modellerde Kİ, log(UACR)'deki artık varyansı basınç temelli hemodinamik indekslerin tümünden daha fazla açıkladı; ayrıca brakiyal sistolik kan basıncı, Kİ ile aynı modele alındığında anlamlı değildi. Mikroalbüminüri prevalansı Kİ çeyrekleri boyunca arttı ve Q1'de %7,1'den Q4'te %50,0'ye yükseldi (chi²=17,58; p<0,001). Kısıtlı lojistik modelde hem TyG indeksi hem de Kİ mikroalbüminüri ile bağımsız olarak ilişkili bulundu. Sonuç: Böbrek fonksiyonu korunmuş non-diyabetik erişkinlerde, osilometrik olarak hesaplanan Kİ sürekli sonlanım analizlerinde erken renal mikrovasküler hasar ile bağımsız olarak ilişkili bulundu ve bu kohortta log(UACR)'deki varyasyonu basınç temelli hemodinamik indekslerden daha iyi açıkladı. TyG indeksinin bağımsız katkısıyla birlikte bu bulgular, subklinik nefropatide metabolik ve volümetrik hemodinamik faktörleri içeren ikili bir yolak çerçevesini desteklemektedir.