Ümit ASLANHAN, Gülbu IŞITMANGİL, Sevgi KALKANLI TAŞ
Akdeniz Tıp Dergisi - 2026;12(2026):1-8
Böbrek nakli, son dönem böbrek yetmezliğinin tek küratif tedavisidir. Böbrek naklinde immünolojik uyumluluk, böbrek alıcısı ile donör arasındaki insan lökosit antijenine (HLA) uyumuna bağlıdır. HLA uyumsuzluğunun artması, de novo donöre özgü HLA antikorlarının (dnDSA) oluşmasına neden olabilir. Bu antikorlar, böbrek dokusuna karşı immünolojik reaksiyonları başlatarak organ reddine (rejeksiyon ve greft kaybı) yol açabilir. Genel olarak, alıcı ve donör arasındaki HLA doku uyumsuzluğunun azalmasıyla nakil sonrası böbrek dokularına karşı oluşabilecek rejeksiyon riski azalırken, uyumsuzluğun artmasıyla rejeksiyon riski artabilir. HLA epitopları, 25 amino asitten oluşan, antijen sunan hücreler ile T hücre reseptörlerinin bağlanmasını sağlayan özelleşmiş yapılardır. Bu bağlanma noktaları fonksiyonel epitop veya eplet olarak tanımlanır ve 2-5 amino asit uzunluğunda olabilir. Bu bağlanma noktaları bilgisayar algoritmaları tarafından tahmin edilebilir. Bu algoritmalar sayesinde, alıcı ve donör arasındaki HLA uyumluluğu daha hassas bir şekilde değerlendirilebilir. Eplet uyumsuzlukları, gelecekte organ nakli açısından kritik bir biyobelirteç olabilir. Böbrek nakli alıcı ve donör arasındaki eplet uyumsuzluğunun tespiti, uyumsuz epletlerin risk değerlendirmesi ve buna göre planlanmış immünolojik klinik süreçler nakil sonrası böbrek greft sağkalımını uzatabilir. Greft sağkalımının uzaması, böbrek naklinde klinik sonuçların iyileştirilmesi, alıcının yaşam kalitesinin artırılması ve sağlık sisteminde maliyetlerin azaltılmasına katkıda bulunabilir. Bu derlemede, eplet eşleştirmenin geleneksel HLA antijen eşleşmesine kıyasla avantajları, immünolojik uyumluluğun artırılmasındaki rolü ve klinik değerlendirilmesi ele alınmaktadır.