Ekrem BAŞARAN, Ceyhan HACIOĞLU, Sare UYURCA, Dursun BABA, Arda Taşkın TAŞKIRAN, Ahmet Yıldırım BALIK
Kocatepe Tıp Dergisi - 2026;27(2):175-181
AMAÇ: Otofaji, kanser hücrelerinin hayatta kalmasında ve tedaviye karşı direnç geliştirmesinde kritik bir rol oynamaktadır. Esansiyel bir iz element olan bor, çeşitli biyolojik süreçlerde yer almaktadır; ancak, prostat kanserinde boraksın antitümör etkileri üzerine yapılan araştırmalar sınırlı olup, bu bağlamda otofajinin rolü hâlen yeterince anlaşılmamıştır. Bu çalışma, boraksın DU-145 insan prostat kanseri hücrelerinde otofaji üzerindeki etkilerini ve bu etkilerin moleküler düzeydeki mekanizmaları araştırılmıştır. GEREÇ VE YÖNTEM: DU-145 hücreleri in vitro koşullarda kültürlenmiş ve boraks ile muamele edilmiştir. Hücre canlılığı ve proliferasyonu, MTT (3-(4,5-dimetiltiazol-2-il)-2,5-difeniltetrazolyum bromür) testi ve BrdU (5-bromo-2'-deoksiüridin) inkorporasyon yöntemi ile değerlendirilmiştir. Sitotoksik boraks konsantrasyonları belirlendikten sonra, otofaji ile ilişkili belirteçler olan Beclin1, mikrotübül ilişkili protein 1 hafif zincir 3 (LC3-II) ve sequestosome-1 (SQSTM1) ekspresyon düzeyleri ölçülmüştür. BULGULAR: Elde edilen sonuçlar, boraksın DU-145 hücre canlılığını doz bağımlı olarak anlamlı biçimde azalttığını göstermiştir. Ayrıca, boraks hücre proliferasyonunu baskılamış ve hücre döngüsünün S fazındaki hücre oranını önemli ölçüde azaltmıştır. Moleküler düzeyde ise boraks uygulaması, SQSTM1'in azalmasına, Beclin1 ve LC3-II'nin ise artmasına yol açarak otofajinin indüklendiğine işaret etmiştir. SONUÇ: Bu bulgular, boraksın DU-145 prostat kanseri hücrelerinin proliferasyonunu otofajik yolakları aktive ederek inhibe ettiğini göstermektedir. Gözlemlenen etkilerin, büyük ölçüde Beclin1/LC3-II/SQSTM1 sinyal yolunun modülasyonu ile ilişkili olduğu düşünülmektedir. Ayrıca, boraksın bir otofaji aktivatörü ile kombinasyonu, antitümör etkinliğini artırabilir ve prostat kanseri tedavisinde umut verici bir strateji sunabilir.