Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

BORDERLINE KİŞİLİK BOZUKLUĞUNUN TEDAVİSİNDE GRUP VE BİREYSEL + GRUP ŞEMA TERAPİSİNİN ETKİLİLİĞİ: SİSTEMATİK BİR GÖZDEN GEÇİRME

Yeşim DERSUNELİ, Seda ARITÜRK

Current Research and Reviews in Psychology and Psychiatry - 2025;5(2):84-100

Muş Alparslan Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Psikoloji Bölümü, Muş, Türkiye

 

Borderline Kişilik Bozukluğu (BKB), bireylerin duygusal istikrarını, kişilerarası ilişkilerini ve öz düzenleme becerilerini derinden etkileyen karmaşık bir psikolojik bozukluktur. BKB'nin tedavisinde, grup şema terapisi (GŞT) ve bireysel + grup şema terapi si (BGŞT) son yıllarda giderek daha fazla ilgi görmektedir. Mevcut çalışmanın amacı, GŞT ve BGŞT'nin BKB üzerindeki etkilerini inceleyen görgül araştırmaları sistematik bir şekilde değerlendirmektir. Derleme, Preferred Reporting Items for Systematic Review s and Meta-Analysis (PRISMA) kriterleri esas alınarak hazırlanmış, "Pub Med", "ScienceDirect/ Elsevier", "Wiley Online Library" ve "PsycINFO" gibi veri tabanlarından 2009 sonrası yayımlanmış makaleler taranmıştır. Buna ek olarak, veri tabanı taramalarında görünmeyen ancak referans listesi taramasıyla ulaşılan bir çalışma da dahil edilmiş ve toplamda 8 çalışma terapötik etkiler açısından değerlendirilmiştir. Çalışmalar, terapi türleri, katılımcı profilleri, uygulama teknikleri ve tedavi sonuçları çerçevesinde ele alınmıştır. Bulgular, her iki yaklaşımın da BKB semptomlarının şiddetini azaltmada, yaşam kalitesini artırmada ve bireylerin genel işlevselliğini iyileştirmede etkili olduğunu ortaya koymuştur. BGŞT, özellikle intihar düşüncelerini azaltma ve semptom şiddetini hafifletme açısından daha üstün bulunmuştur. Grup terapilerinin sosyal aidiyet hissi ve duygusal paylaşım gibi unsurlarla bireylerin iyileşme sürecini hızlandırdığı; bireysel terapilerin ise daha derinlemesine çalışmalar için önemli olduğu saptanmıştır. Sonuç olarak, GŞT ve BGŞT'nin BKB tedavisinde umut vadeden yaklaşımlar olduğu görülme ktedir. Bununla birlikte, tedavi süresi, yoğunluğu ve terapist sayısı gibi faktörlerin tedavi sonuçlarını etkileyebileceği ve bu alanda daha kapsamlı çalışmalara ihtiyaç duyulduğu söylenebilir.