BOYUN AĞRISI OLAN BİREYLERDE SERVİKAL FLEKSÖR VE EKSTANSÖR KASLARIN DAYANIKLILIĞI İLE AĞRI, DİSABİLİTE VE HAREKET AÇIKLIĞI ARASINDAKİ İLİŞKİNİN ARAŞTIRILMASI

Buket BÜYÜKTURAN, Öznur BÜYÜKTURAN, Cengiz TAŞKAYA, Faruk DANIŞMAN, Esengül KAYA

Advances in Chronic Disease - 2026;3(1):153-165

Kırşehir Ahi Evran University, School of Physical Therapy and Rehabilitation, Kırşehir

 

Amaç: Boyun ağrısı olan bireylerde artmış ağrı, disabilite, hareket açıklığı ve kas dayanıklılığında azalma bildirilmiştir. Ancak bu semptomlar arasındaki ilişkiyi inceleyen yeterli çalışma bulunmamaktadır. Bu çalışmanın amacı, kronik boyun ağrısı olan bireylerde servikal fleksör ve ekstansör kasların dayanıklılığı ile ağrı, disabilite ve servikal eklem hareket açıklığı arasındaki ilişkiyi araştırmaktır. Metod: Çalışmaya yaş ortalaması 39,7 +/- 9,8 yıl olan toplam 120 kadın katılımcı dahil edilmiştir. Fleksör ve ekstansör kas dayanıklılığı, servikal dayanıklılık testleri ile değerlendirilmiştir. İstirahat halindeki ve aktivite sırasındaki ağrı düzeyini değerlendirmek için Görsel Analog Skalası (VAS) kullanılmıştır. Boyun ağrısına bağlı olarak günlük yaşam aktivitelerinde oluşan disabilite düzeyini değerlendirmek için Boyun Disabilite İndeksi (NDI) kullanılmıştır. Servikal bölgenin eklem hareket açıklığı (ROM) ise evrensel gonyometre ile ölçülmüştür. Verilerin istatistiksel analizi Pearson korelasyon analizi ile yapılmıştır. Anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak belirlenmiştir. Bulgular: Bu çalışmada, servikal fleksör kasların dayanıklılığı ile istirahatteki ağrıya ilişkin VAS arasında (r= -0,18, p= 0,04); servikal ekstansör kasların dayanıklılığı ile NDI (r= -0,33, p=<0,001), VAS [dinlenme VAS (r= --0,24, p= 0,006) ve aktivite VAS (r= -0,34, p= <0,001)] ve ROM [yalnızca fleksiyon (r=0,19, p=0,03) ve sol rotasyon (r=0,17, p=0,05)] arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur (p<0,05). Sonuç: Bu çalışmanın sonuçları, servikal kasların dayanıklılığındaki azalma veya artışın boyun ağrısı, servikal disabilite ve servikal eklem hareketliliğinde önemli bir rol oynayabileceğini göstermektedir.