BOYUNDA KİTLE ŞİKAYETİ OLAN HASTALARDA FRANCİSELLA TULARENSİS SEROPREVALANSI

SERDAR FERİT TOPRAK, MUHAMMED AYRAL, SERKAN DEDEOĞLU, ERDAL ÖZBEK, HAKAN TEMİZ

Northwestern Medical Journal - 2023;3(1):45-49

Dicle Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Kulak Burun Boğaz Kliniği, Diyarbakır, Türkiye

 

GİRİŞ ve AMAÇ: Tularemi, kuzey yarımkürede endemik olarak görülen zoonotik bir hastalıktır. Hastalığın etkeni Francisella tularensis’tir. Francisella tularensis, Türkiye’de, Marmara ve Karadeniz bölgelerinde endemiktir ve küçük salgınlara neden olmaktadır. Bu çalışmada, Kulak Burun Boğaz polikliniğine boyunda kitle şikayeti ile başvuran hastalarda Francisella tularensis seroprevalansının iki farklı yöntem kullanılarak araştırılması amaçlandı. YÖNTEM ve GEREÇLER: Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastaneleri Kulak Burun Boğaz polikliniğine Ocak 2021-Aralık 2021 tarihleri arasında boyunda kitle şikayeti ile başvuran hastalardan serum örnekleri toplandı. F. tularemia karşı oluşan antikorlar ticari olarak temin edilebilen immunokromatografik (ICT) ve kemilüminesans (CHT) yöntemle çalışılan testlerle tespit edildi. Brusellozda oluşan antikorlarla çapraz reaksiyonları belirlemek için tüm serumlara Rose-Bengal tarama testi yapıldı. Tarama testleri pozitif olan hastaların serumlarına Brucella immunocapture aglütinasyon testleri (BCT) yapıldı. BULGULAR: Boyun kitlesi tanısı alan hastaların yaşları 14-70 arasında değişmekte olup, ortalama yaş 44,5±12,1’di. Hastaların 62’si (%62) erkek, 38’i (%38) kadındı. Test sonuçları değerlendirildiğinde, hem ICT hem de CHT yöntemiyle iki farklı serum F. tularemia için pozitif bulundu. Brucella antikorları için ilk serumun testleri negatifti. Kemilüminesans yöntemle çalışan testte ikinci serumun titresi düşük derecede pozitif saptanmıştır. TARTIŞMA ve SONUÇ: Boyunda kitle şikayeti ile başvuran ve özellikle kırsal kesimde yaşayan hastalarda ayırıcı tanıda tularemi düşünülmeli ve spesifik tanı testleri yapılmalıdır. Ayrıca Diyarbakır’da yapılacak moleküler test teknikleriyle desteklenmiş daha kapsamlı bir seroprevalans çalışması, tulareminin bölgemizi ne ölçüde etkilediği ve hangi alt türün etken olduğu konusunda daha net veriler sağlayacaktır.