BT'DE SAPTANAN GASTRİK VE KOLONİK DUVAR KALINLAŞMALARININ ENDOSKOPİK KORELASYONU VE KLİNİK SKORLAMA SİSTEMİ KULLANILARAK GASTRİK MALİGNİTE RİSKİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Mehmet Burak KURŞUN, Engin ALTINKAYA

Cumhuriyet Medical Journal - 2026;48(3):127-134

Department of Internal Medicine, Faculty of Medicine, Sivas Cumhuriyet University, Sivas, Türkiye

 

Amaç: Bilgisayarlı tomografide (BT) saptanan mide ve kolon duvar kalınlaşmalarının endoskopik doğrulanma oranlarını karşılaştırmak, BT'deki kalınlaşma paterninin (diffüz vs. fokal) tanısal değerini değerlendirmek ve gastrik malignite riskini öngören klinik bir skorlama modeli geliştirmek. Gereç ve Yöntem: Bu tek merkezli retrospektif kohort çalışmasına, 1 Mart 2018 ile 1 Mart 2023 tarihleri arasında BT'de duvar kalınlaşması bildirilen ve 30 gün içinde endoskopi yapılan 200 hasta (100 gastrik, 100 kolonik) dahil edildi. BT'deki kalınlaşma diffüz veya fokal olarak sınıflandırıldı. BT- endoskopi uyumu değerlendirildi ve malignite histopatoloji ile doğrulandı. Gastrik malignite belirleyicileri tek değişkenli ve çok değişkenli lojistik regresyon analizleri ile araştırıldı. Çok değişkenli modele dayanarak klinik bir risk skoru oluşturuldu ve bu skor bootstrap yöntemi ile iç doğrulama ve ROC analizi kullanılarak değerlendirildi. Bulgular: BT-endoskopi uyumu kolon grubunda mide grubuna göre daha yüksekti (%36'ya karşı %15; p<0.01). BT'deki kalınlaşma paterni (diffüz vs. fokal) malignite ile bağımsız olarak ilişkili değildi. Gastrik grupta diffüz kalınlaşma, daha düşük serum albümin ve total protein düzeyleri ile ilişkili bulundu. Çok değişkenli analizde erkek cinsiyet ve düşük albümin düzeyi gastrik malignitenin bağımsız prediktörleri olarak saptandı. Dört parametreli bir klinik skorlama sistemi (cinsiyet, albümin, hemoglobin ve lokalizasyonu içeren) iyi derecede ayırt edicilik gösterdi (AUC=0.94). Sonuç: BT'de saptanan mide ve kolon duvar kalınlaşmalarının tanısal getirisi belirgin farklılık göstermektedir. BT'de bildirilen mide duvar kalınlaşması yüksek yalancı pozitiflik oranına sahip olup klinik bağlam içerisinde yorumlanmalıdır. Görüntüleme bulgularının klinik ve laboratuvar parametreleri ile birlikte değerlendirilmesi risk sınıflandırmasını geliştirebilir ve önerilen skorlama sistemi endoskopi önceliklendirmesinde yardımcı olabilir.